Pages

sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
sağlık etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11.08.2012

İSLAMA GÖRE SAĞLIKLI BESLENME - Su İçme Adabı


İSLAMA GÖRE SAĞLIKLI BESLENME
(Dr. M. Ender Saraç-Mehmet Ali Bulut kitaplarından alıntı yapılmıştır )

A-) SU İÇME ADABI “Her şeyi su ile hayatlı kıldım”( Enbiya- 30 )
1-) Su yavaş içilmelidir. ( En az üç yudumda ) Ağızda ısıtılarak ve tükürük ile karıştırdıktan sonra içilmesi iyidir. Çok hararetli durumlarda suyun emilerek içilmesi gerekir. Hz. Peygamber suyu yavaş içerdi.
2-) Su ihtiyacı hissetmeden su içmenin zararları vardır. Ör; Su bağırsaklardan doğrudan kana karışır, su miktarı arttığında kan miktarı da artar ki, bu da kalbin fazla çalışmasına gereksiz yorulmasına sebebiyet verir.
3-) Yemekten hemen önce su içmek zararlıdır; Su yenilecek yemekleri görmeden önce en az 15-20 dakika önce içilmelidir, çünkü yemekler görülünce ilgili enzimleri salgılatıp mideye gönderilir, bu süreçte mideye gelen su tüm enzimleri kullanılmadan bağırsaklara taşınmasına sebebiyet verir, yenilen yemek enzimlerle sindirilemez.
4-) Yemek sırasında su içmek vücuda zararlıdır; Bu esnada su içilir ise tükürük bezleri pityalin üretimini azaltır, bu da başta mide, bağırsak ve karaciğerin işini zorlaştırır. Ayrıca mide hacminin büyümesine de sebep olur. Yemek ile birlikte alınan su, mide tarafından yenilen besinlerin bir parçası olarak görülecek, onu da yenilen yemeğin cinsi enzimlere tabi tutacaktır. Sindirim sistemi gereksiz yere yorulacak, hazım zorlaşacaktır.
Eğer katı gıdalar yeniyorsa (katı gıdanın boğazdan geçmesi için) az miktarda su içilmesi gerekebilir.
5-) Yemekten yedikten sonra 2-2.5 saat geçmeden su içmemelidir; Yemek ortasında su içme ile aynı sakıncaları doğurur. (Suyun yanı sıra çay, kahve, gazoz, meyve suyu, yemiş, çekirdek, diğer içecek ve yiyecekler de yenilip içilmemelidir, mide bu süreçte rahat bırakılmalıdır.)
6-) Tatlılar ve meyve ile birlikte su içmekte zararlıdır; Özellikle kavun yedikten sonra su içmemelidir.
7-) Diri suları içmeli (Ör; Akarsu, kaynak suyu vs.), ölü su içmekten kaçınmalıdır. (Ör; Damacana suyu, depolarda, güneş altında bekletilmiş sular.)
8-) Ayakta, yorgun ve terli iken, banyodan hamamdan çıktıktan hemen sonra, uykudan uyanır uyanmaz su içmemelidir.

İSLAM'A GÖRE YEMEK YEME ADABI-




YEMEK YEME ADABI-

1-) Besinlerin 16-45 arası çiğnenmesi boza kıvamına getirilmesi ondan sonra yutulması gerekir.
( Hz. Peygamberin yemekleri iyi çiğnediği biliniyor )
a-) Çok çiğnemek az yememizi sağlar. Doyma hissi midenin doluluğu ile ilgili değildir. Yiyecek ağızda durma süresi ile ilgilidir.
b-) Az çiğnemek; Karaciğerin ve pankreasın yükünü arttırır, insülin başta olmaz üzere daha fazla enzim harcanmasına sebebiyet verir. Dalak, safra kesesinin işi de zorlaşır.( A ) gurubundaki insanların kırmızı eti sindirecek enzimleri olmadığından özellikle eti iyi çiğnenmelidirler. Ekmek de iyi çiğnemelidirler..
c-) Mide, ağızda iyice parçalanmamış yiyecekleri iyi hazmedemez, çürütür. Çünkü mide öğütme yeri değildir, midenin dişleri yoktur, ayrıca bağırsaklar zorlanır. Yiyecekler iyi çiğnenir ise hazım süresi kısalır..
d-) Yemekleri iyi çiğnemek Karışık yemekten veya kötü bir besinden kaynaklanan zararlar azalır.
f-) Yemekleri iyi çiğneyen insan şişmanlıktan ve hastalıklarından kurtulur. (Özellikle kabızdan )zaman ile doğal ağırlığına kavuşur.

2-) Az yemelidir. (Acıkmadan yememeli, doymadan sofradan kalkmalıdır.)
“…İnsanoğlunun doldurduğu en kötü kap midesidir…” (Hz. Muhammet Sav.)
“…Her hastalığın temelinde tokluk vardır…” (Hz. Muhammet Sav.)
Hz. Peygamber e Mısır meliki Mukavkıs özel doktorunu yollamıştır, bir buçuk yıl sonra doktor hasta olmadığı gerekçesi ile memleketine dönmek istediğinde Hz. Peygamber; “...Biz hasta olmayız çünkü, Asla acıkmadan yemek yemeyiz, sofradan doymadan kalkarız ve senede bir hacamat yaptırırız….” Demiştir. )

3-) Günde iki ana öğün yemelidir.( Öyleden önce 10.00 civarında ve ikindiden sonra 18.00 civarında yemek uygundur.)
Peygamber efendimiz : “...Gündüz beyazlığı ve gece karanlığında ikişer kere yemek israftır...” buyuruyor. Hz. Peygamber günde iki kez yemek yediği biliniyor.
İnsanın günlük yemek ihtiyacı kendi yumruğu kadar olduğu söylenmektedir.

4-) İki öğün arasında 5-6 saat olmalıdır.
Mutlaka bir şey yemek içmek ihtiyacı duyuluyor ise hiç olmaz ise birinci hazım evresinin bitmesini beklemeli (2-2.5) saat bekledikten sonra ve mümkün ise sebze-meyve yenmelidir.
İbn-i Sina ya sormuşlar; “ Hastalık nedir? ” diye, oda; “ Bir öncekini yediğini sindirmeden, ikinci yemeği yemektir” cevabını vermiş.
Eski tabipler ısrarla; “Büyük abdestinizi yapmadan asla bir sonraki öğünü yemeyin” demişlerdir

5-) Yemek yerken takip edilmesi gereken sıra ; Su, Meyve, Sebzeler, Sıvı yiyecekler, Katı yiyecekler şeklinde olmalıdır.

Takip edilmesi gereken sıra ;
a-) Su meyve veya yemekten 15- 20 dakika önce)
b-) Tatlılar ve meyveler ( Yemekten 40-45 dakika önce - 2.5 saat sonra)
c-) Salatalar . (Su dan 20 dakika sonra, Sebze ve tatlılardan 45 dakika sonra)
d-) Sıvı yiyecekler ( Ör; Çorbalar )
e-) Katı yiyecekler yenmelidir.

Katı yiyecekler yenildikten 2- 2.5 Saat geçmeden bir şey içmemek ve yememek gerekir. (Yemeğin hemen üstüne meyve yemişseniz; meyve midede bir tür mayalanmaya yol açar ve alkole dönüşür )
(Vakıa 20-25) ayetinde cennet halkına önce meyve, sonra et verildiği belirtilmektedir.
“Meyveler yemek öncesi ve soğuk olmamak şartı ile yenmelidir. Yemek sonrası yenir ise etilalkol ortaya çıkar ki, bu da bir çeşit çürümeye yol açar. ( Dr. Ender Saraç)

6-) Karışık yemek yememeli, mümkün ise bir öğünde bir çeşit yemek yemelidir.

Peygamber Efendimizin; Süt ürünleri ile birlikte – Et, balık, yumurta, ekşi yemediği haber verilir.
İbn-i Sina; Et ile ekmeği birlikte yemenin hastalanmak için tek başına yeterli sebep olduğunu ikazında bulunur.
İbn-i Sina; sabah ekmek yiyen kişinin ancak akşam et yemesinin uygun olacağını söyler. ( Arada yaklaşık 10-12 saat )
İbn-i Sina; Et ürünleri ile süt ürünleri arasında en az ( 8 Saat ) zaman aralığı konulması gerektiğini vurgular.)

a-) Et ürünlerinin (Balık, Tavuk, Kırmızı et vs.) – Süt ürünleri ile ve karbonhidratlar ile birlikte yenmesi zararlıdır;

aa-) Etin- Ekmek ile yenmesi zararlıdır.(Ekmek arası balık- döner vs.)
bb-) Etin karbonhidratlar ile birlikte yenmesi zararlıdır. Çünkü vücut önce karbonhidratları glikoza çevirir, hayvansal ürünlerdeki yağları ise vücutta depolar ( Dr. Ender Saraç) Ör; Pilav üstü döner, patatesli et yemekleri, makarna vs. ile birlikte yenmesi
cc-) Etin- Süt ürünleri ile yenmesi zararlıdır. (Ör; et yanında cacık, ayran vs, İskender, kaşarlı köfte, çizburger. )
dd-) Etin- Sık sık yenmesi zararlıdır.
ee-) Farklı hayvanların etlerinin veya (aynı cins dahi olsa) iki veya daha fazla hayvanın etinin karıştırılması zararlıdır. (Ör; Kırmızı et ve tavuk etinin aynı öğünde yenmesi, karışık ızgara, adana, karışık et ile hazırlanmış kıymadan yapılan köfte-kıymalı yemeklerin, salam, sosis, sucuk yemesi zararlıdır.)
Dr. Ender Saraç; Aynı öğünde, hatta aynı gün içinde karışık et tüketen kişilerde alerjik yakınmalar sindirim sistemi rahatsızlıkları gözlemlerdim demektedir.
ff-) Karışık yağların yenmesi, özellikle katı yağların sıvı yağlar ile birlikte yenmesi, koyun-Tavuk-İnek yağların karıştırılması zararlıdır. Cenab-ı Hak hiçbir eti kendi yağından başka bir yağ ile özümseyecek şekilde yaratmamıştır.
gg-) Karışık hayvanlardan yapılmış süt ve süt ürünleri; Aynı cins dahi olsa 2 ve daha fazla hayvanını karıştırılmış sütü ve bunlardan yapılmış ürünleri zararlıdır.

b-) Ekmek – Sebze birlikte yenebilir

Gerçek tereyağı, zeytinyağı yahut iç yağı ile yapılmış sebze yemeklerinin yanında ekmek tüketilebilir ve bunlarla tüketildiği takdirde hiçbir guruba zarar vermez.

d-) Yoğur ve süt ürünlerinin demir kaynağı olan ( ıspanak gibi) yiyeceklerle birlikte yenmesinin zararları vardır;
Ispanak gibi yiyeceklerin yanında yoğurt, ayran yenmesi de kanın demir emilimini engellediği için uzun vadede kansızlık problemi meydana getirebilir.

e-) Meyvelerde mümkün ise diğer meyveler ile karıştırılarak yenmemelidir. Su ile birlikte yenmemelidir. Ancak meyveler illa karışık yenecek ise birbirine zıt meyveler birlikte yenmemelidir Örneğin;

aa-) Vişne, kiraz ile – Karpuz veya Şeftali birlikte yenmemelidir,
bb-) Kanı yoğunlaştıran meyveleri (Nar gibi) kanı sulandıran meyvelerle (Karpuz gibi) birlikte yemek sakıncalıdır.
cc-) Yine Yeşil elma - kırmızı elma birlikte yenmemelidir.


7-) Diğer yanlış beslenme alışkanlıkları

“...Her şey den önce, insan ne yediğine baksın ! ” (Abese-24)

a-) Saat 21.00 dan sonra bir şey yememeliyiz. Güneş saatine göre 21.00 dan sonra vücut sindirim için gerekli enzimlerin salgılanmasını durdurduğu için, bu saatten sonra yenilen yemekler midede işlem görmek için sabahın erken saatlerini bekler. Gece yememin zararları sayılamayacak kadar fazladır. Bu yüzden akşam yemeğini mümkün ise 18.00-19.00 civarında yemek yerinde olur.
Dr. Ender Saraç ise; “20.00- 21.000 salgılar azaldığından, yenilen yemekler metobolize olmadan depolanır. Bu yüzden akşam yemeklerinde yağlı yiyecekler, hayvansal proteinler tüketmemeli, özellikle yoğurt, peynir, mayonez gibi ağır mayalı gıdalardan uzak durmalıdır.” demektedir.

b-) Sinirliyken yemek yemekten kaçınmalı, yemeği mutlu ve sakin bir ortamda yenmelidir. Zayıflamak isteyen kişiler yemeklerini sakin bir ortamda yavaş, çok çiğneyerek yemelidir. Stres ağız yolu ile tatmin ihtiyacını ön plana çıkartır. Metabolizma stres sonucu düşen kan şekerini yemek yiyerek yükseltmek ister. Yemek esnasında hafif müzik dinlemek sindirime yardımcıdır.
Yine ayakta, televizyon seyrederken yememelidir. Gazete okurken, hesap yaparken veya iş toplantısı esnasında yemek de doğru değildir.
Yemekten sonra 10- 15 dakika dinlenmelidir, yemeklerin midemize oturmasına müsaade etmeli, efor gerektiren hareketlerden kaçınmalıdır.
Her gün tercihen aynı saatlerde yemek yemelidir.
Doğru nefes almakta tüm diyetlerde çok önemlidir. Pek çok kişi acele ile derin ve doyurucu nefes alamaz, solunumları yüzeysel kalır.
Sıvılar özellikle su sıcak yaz günleri haricinde ılık veya sıcak alınmalıdır. Su soğuyunca kinetik enerjisi azalır büyük bir hacme kavuşur. Sıcak su; molekülleri ise küçüktür hücre içindeki deliklerden girerek, hücreyi yıkayıcı, toksinleri açığa çıkartıcı, yağ dokuların harekete geçirici bit etkiye sahip olur. Sıcak su içine 7-8 damla limon, 1-2 karanfil, az nane, çok az bal konularak zayıflama konusunda etkin bir yardımcı elde edilebilir.
Sıcak sıvıları plastik ve sentetik kaplarda içmek iyi değildir. Yine 1-2 hafta plastik şişede beklemiş su sakıncalıdır. Son gelişmeler suyu çeşme sularından içilebilir kılmıştır, ancak bu filtre sisteminin suyun asit baz derecesini, iyon, elektrolit, mineral içeriklerini değiştirip değiştirmediği iyi araştırılmalıdır. ( Dr. Ender Saraç)

c-) Çiğ yahut az pişmiş yiyecek tüketme oranımızı yükseltmeliyiz Bir günde tüketilen gıdanın ancak % 40 ı (Ekmek dahil) pişmiş olmalıdır, % 60 ise mutlaka çiğ yiyeceklerden oluşmalıdır.

d-) Genetiği değiştirilmiş gıdalardan ( GDO ) çekinmek gerekir.
Nisa suresi 118- 119 ayetler de şeytan Allaha ant içerek “Onlara emredeceğim Allahın yarattığını değiştirecekler” der.

e-) Dört beyazda kaçınmalıyız ( 0 ) ve ( B ) gurupları için – UN, ( A) ve ( AB ) gurupları için - YAĞLAR sıkıntıdır. Ancak bütün guruplar için bela olan madde – ŞEKERDİR (özellikle rafine beyaz şeker). Tuz olarak, kaya tuzu tercih edilmeli az tüketilmelidir. Beyaz undan yapılmış ekmekten özellikle çekinmek gerekir, bunun yerine tam buğday ekmeği ve çavdar vs. dönüşümlü olarak yenmelidir.
f-) Rafine gıdaların ( beyaz şeker, beyaz un, tuz vs.)alınmasından sonra nişastanın şekere dönüşmesi ile kan şekeri aniden yükselir bu yemekten sonra kişide ağırlık hissi oluşturur, daha sonra pankreas insülin pompalar, kana hızla pompalanan insülin bu sefer kan şekerinin düşmesine yol açar, kişi acıkır. Bu olay yağlanmayı tetikler. Katı yağlar tüketilmemeli, zeytinyağı tercih edilmelidir, tükettiğimiz süt, yoğurt, yumurta, et vs. zaten yağ içerir ( Dr. M. Ender Saraç )

g-) Yumurtanın en ideal tüketim zamanı 1-3 gündür. Uygun şartlarda korunmuş ise 8- 10 gün e çıkabilir. Yumurta tuzlu suya koyulursa; taze yumurta tuzlu suyun dibinde kalır, bayat yumurta tuzlu suda dik durur veya üste çıkar.

ğ-) Beş (5) dakikadan fazla kaynatılmış yumurta bünye için zararlıdır. ( Kayısı kıvamında yenmesi daha uygundur.) Yazları hariç haftada 1-2 yumurta yemek sağlık açısından tavsiye edilir. ( Dr. M. Ender Saraç )

h-) Et kesildikten sonra en fazla üç gün içinde tüketilmesi iyidir. Yararlı olan budur. Hz. Peygamber başlangıçta kurban etinin 3 gün içinde tüketilmesini istemiş daha sonra bu yasağı kaldırmıştır.

ı-) İnsan yaşadığı coğrafyada üretilmiş olan sebze, meyvelerle ve et, süt ürünleri ile beslenmelidir. Her hayvan türünün, hatta her bir hayvanın ayrı bir mizacı vardır, hayvandan elde edilen süt ancak aynı mizaçtaki insanlara yarar. Ancak günümüzde daha verimli süt elde etmek için çeşitli hayvan ırklarını karıştırılmaktadır, tüm Dünyada tek ırka doğru bir yöneliş var.

j- ) Meyveyi mutlaka aç karna ve yemekten bağımsız yemelidir. Ağır yemeklerin üzerine birde meyve yemek bir şişe şarap içmek gibi işlev görür.
Meyve yemekten 2-2.5 saat sonra, 45 dakika önce yenebilir.

k-) Sodayı su gibi fazla içmek, gazozlar (özelikle kolalar), glikoz ve her tür yapay tatlandırıcılar ile yapılmış ürünler, Jelatin, hazır yiyecekler ve içecekler özellikle fastfood türü yiyecekler, boyanmış beyaz sirke ve limon asidi ile karıştırılmış siyah zeytin, mide ve bağırsaklarda gaz oluşturacak her tür yiyecek ( bunu deneme yanılma ile anlamalı) dan kaçınmalıdır

l-) Toprak altında yetişen kök sebzeler örneğin patatesi fazla tüketmek ve özellikle kızartmak fazla vücuda fazla toksin alınmasına sebep olur. Hiç güneş görmeden toprak altında yetişen bu tip sebzelerin sindirimi de zordur.( Dr. M. Ender Saraç )

m-) Yiyecekler sadece bir kez dondurulup çözüldükten sonra yenmelidir. Mikro dalga fırınlar önerilmez, konserve gıdalar önerilmez. İçinde koruyucu madde olarak soydum benzoat içeren raf ömrü uzun gıdaların tüketilmesi tavsiye edilmez. ( Dr. M. Ender Saraç )

n-) Türkiye coğrafyası dikkate alındığında özellikle kırmızı et ağırlıklı beslenen güney ve güneydoğu illerinde ortalama yaşam süresi düşüktür. Kalp damar hastalıkları yaygındır. Halbuki bol zeytinyağı, çeperli gıda ve meyve sebzeler ile beslenen ege halkının yaşam süresi uzun, kalp hastalıkları azdır.

23.10.2009

DOMUZ GRİBİ'nden korunmak için basit fakat etkili önlemler.

Mikrobun vücuda giriş noktaları yalnızca burun delikleri, ağız ve boğaz yoluyla olmaktadır. Çok bulaşıcı bir yapıya sahip olmasından dolayı her türlü önleme karşı H1N1 virüsüyle temas etmekten kaçınmak veya korunmak imkânsızdır. H1N1 virüsüyle temas etmek virüsün vücutta çoğalması kadar önemli değildir.


Sağlığınız yerinde ve H1N1 hastalık belirtileri göstermiyorken virüsün vücutta üremesini, belirtilerin daha da şiddetlenmesini ve ikincil enfeksiyonların gelişmesini önlemek için dikkatimizi N95 veya tamiflu gibi ilaçları stoklamaya vermek yerine çoğu bildirgelerde bahsedilmeyen bazı çok basit önlemleri uygulayabiliriz.


1. Ellerin sıklıkla yıkanması ( Bütün bildirgelerde bahsedilmiştir)


2. “Hands-off-the-face” “Ellerinizle yüzünüze dokunmayın” yaklaşımı. Yemek, banyo ve yara bakımı gibi zorunluluklar dışında yüzünüzün herhangi bir yerine dokunmaktan kaçınınız.


3. Ilık tuzlu suyla günde iki kere gargara yapınız( tuza güvenmiyorsanız listerin kullanınız). H1N1 ‘in boğaz ve burun boşluklarında çoğalıp enfeksiyona sebep olarak karakteristik belirtileri göstermesi için 2 -3 güne ihtiyacı vardır.


Sağlıklı bir kişinin ılık, tuzlu suyla gargara yapmasının etkisi hastalığa yakalanmış olan bir kişinin tamiflu kullanması ile aynıdır. Bu basit ucuz fakat güçlü önleyici yöntemi küçümsemeyiniz.


4. Yukarıdaki 3. Önleme benzer olarak; Burnunuzun içini en az günde bir kere ılık tuzlu suyla temizleyiniz. *Günde bir kere burnunuzu sümkürün ve sonra ılık tuzlu suya batırılmış pamuk tamponlarla silerek temizleyiniz. Bu yolla burnunuzda bulunak virüs sayısını etkili bir şekilde azaltmış olursunuz.


5. Narenciye suları gibi C vitamin bakımından zengin olan yiyecekler kullanarak doğal bağışıklığınızı güçlendiriniz. Eğer ilave olarak C vitamin kullanmak zorunda iseniz emilimi artırmak için mutlaka Çinko ile birlikte alınız.


6. Bitkisel çaylar, çay, kahve gibi sıcak veya ılık içeceklerden içebildiğiniz kadar çok içiniz. * Sıcak içecekler içmek gargara yapmakla aynı etkiye sahiptir fakat ters yöne doğru. Sıcak içecekler virüsleri yaşamaları mümkün olmayan ortama sahip olan mideye doğru yıkayarak götürürler. H1 N1 virüsü mide’de çoğalamaz, herhangi bir zarar veremez ve hayatiyetını devam ettiremez.

1.02.2008

Sinüzit


SİNÜZİT TEDAVİSİ
Sinüslerin iltihabı anlamına gelen Sinüzit Türkiyede her yıl yaklaşık 15 milyon insanı etkileyen yaygın bir sağlık problemidir. Romatizma ve yüksek tansiyondan daha fazla görülmekle birlikte, Şeker hastalığından ve kalp yetmezliğinden daha fazla hayat kalitesini bozmaktadır. O kadar ki; yaşam kalitesini fiziksel ve fonksiyonel açıdan bozmakla kalmaz, psikolojik olarak ta hastaları etkileyen ciddi bir hastalık olarak karşımıza çıkar.

SİNÜZİT HAKKINDA GERÇEKLER;

-Her yıl erkeklerin % 16 sını,bayanların %21 ini etkiler.

-Sinüzite bağlı ciddi iş gücü kaybı olmaktadır; Amerikada yapılan bir araştırmada sinüzitin yıllık 73 milyon $ dan fazla iş gücü kaybı ortaya çıkardığı tespit edilmiştir.

-Kronik sinüziti olan hastalar, bu hastalığı olmayanlara göre en az iki kere daha fazla doktora gitmektedir ve en az beş kez daha fazla ilaç tedavisi almaktadır.
http://www.sinus-cerrahisi.com/sinuzit_balonsinoplasti.html
http://www.bilarmed.com/Acclarent/DoktorBul2.aspx



Benim gibi sinüzitten çekenlere kısa bilgi vermek istedim. Sinüzit tedavisinde yeni yollar var. Kansız, kesmeden biçmeden de olsa insan yüreği yine de dayanamıyor. Benim gibi korkanlar vardır heralde ... Ailem tarafından 2 defa ameliyat için randevu alınmsına rağmen ben olmamayı başardım . Hatta doktorum (aile dostumuz) evde ya da ona ziyarette gittiğimde beni bayıltıp kısa süren operasyona götürmeyi bile düşünmedi değil .
Bu korkumu yenmem gerekiyor ama bakalım korkumu yenebilecek miyim?
Ne zaman yenecem ???
Of of of :)
Tatil tatil nerden çıktı bu sinüzit diyebilirsiniz? Sinüzitim aştığımdan filan da değil :) Benim sinüzit aile meselesi olduartık .Her sinüzit ameliyatı geçiren birini duyduklarında ya da bizim doktoru gördüklerinde bu konu açılır :(((  Yani bu konunun popülaritesi bizim evde çok yüksek:)
Bir daha of of of ve son kez of of of :)))))
Tatil tatil sizi de sinüzitle sıktım. Sıktıysam affola filan demeyecem. Boşuna beklemeyin. Her insanoğlunda biraz bencillik var. Bana söylendi ben de size söyleniyorum :))))
Eyiiiiiiii günler herkese, Sağlıklı mutlu huzurlu kafanızın şişmediği günler diyorum .(diliyorum demek istiyorum) Esenlikle kalın :)
Bütün laçkalaşmış lafları sıralamak isterdim ama acıktım yemek yemeye gidiyorum :)


4.01.2008

TOKALAŞMAK ÖPÜŞMEKTEN DAHA TEHLİKELİ

Bilim insanları soğuk algınlığı veya mide/bağırsak hastalklarının en çok tokalaşmayla ve kapı kolu gibi ortak kullanım alanları üzerinden bulaştığını saptadılar. İngiliz ve Amerikalı araştırmacılar, hastalık etkenlerinin ev içinde ve kamusal alanda ne şekilde bulaştığını incelemişler. Araştırma sonucuna göre hastalıklarının bulaşmasını önlemek için elleri yıkamak en iyi önlem. Araştırmalarda özellikle kapı kolu, mutfak tezgahı ya da telefon almacı gibi ortak kullanılan eşyalar incelenmiş. Bunun dışında soğuk algınlığı, grip ve mide/bağırsak hastalıklarına yol açan hastalık etkenlerinin ne şekilde bulaştığı da araştırılmış. Ve tüm bu bilgilerle hastalardan, sağlıklı insanlara mikropların nasıl bulaştığı saptanmış. Bulaşma konusunda evdeki yüzeylerle ve diğer kişilerle temas en büyük rolü oynamakta. Ayrıca insanların elleriyle dudaklarına dokunmaları veya gözlerini ovuşturmaları da etkili olmakta. Bu yüzden ellerin temiz tutulması hastalık etkenlerinin bulaşmasında çok daha önemli diyen uzmanlar ellerin sabunla yıkanmasını ya da alkollü bezlerle silinmesini öneriyorlar.

Yani ne yapmalıyız. Günün en önemli dersi . ELLERİMİZİ BOL BOL YIKAMALIYIZ.