Pages

Öğretmen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Öğretmen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12.09.2017

2017-2018 Müzik Dersi 1.Dönem Zümre Toplantı Tutanağı

9.08.2012

2012-2013 Çalışma ve İş Günü Takvimi

İŞ TAKVİMİNİ BU ADRESTEN İNDİREBİLİRSİNİZ.

2012-2013 Öğretim Yılı İlkokul-ortaokul haftalık ders çizelgesi

2012-2013 öğretim yılından itibaren ilkokullarda ve ortaokullarda okutulacak derslerin sayısını gösteren Talim Terbiye Kurulu tarafından 25 Haziran 2012 tarihinde kabul edilerek yayınlanan haftalık ders çizelgesi ...




ÇİZELGENİN UYGULANMASI İLE İLGİLİ AÇIKLAMALAR

1. Serbest etkinlikleri uygulama velinin isteği doğrultusunda okul yönetiminin kararına bağlı olup zorunlu değildir.


2. Seçmeli derslerin kaç kez alınabileceği dersin adının yanında parantez içinde belirtilmiştir.


3. Seçmeli derslerden birden fazla sınıf düzeyinde alınabilecek derslerin öğretim programları modüler bir yapıda oluşturulacaktır. Öğrenciler bu derslerden herhangi birini, 5-8. sınıf arasında herhangi bir sınıfta ya da sürekli olarak alabileceklerdir. Öğrenci, beşinci sınıftan itibaren programda seçmeli olarak yer alan bir dersi ilk kez sekizinci sınıfta alabileceği gibi, bu dersi beşinci sınıftan itibaren sürekli olarak seçebilir ya da herhangi bir sınıf düzeyinde başka bir alandan ders seçebilir

4. Öğretim programlarının uygulanmasında haftanın belirli bir günü/günleri sekiz (8) ders saatlik zaman dilimi “seçmeli ders saatleri” olarak belirlenir. Bu şekilde farklı sınıf düzeylerinde olup fakat seçtikleri ders açısından aynı seviyede olan öğrencilerden seçmeli ders grubu oluşturulması sağlanır. Örneğin bir öğrenci Kur’an-ı Kerim dersini ilk kez yedinci sınıfta alıyorsa ve henüz başlangıç seviyesinde ise bu dersi beşinci, altıncı ve sekizinci sınıfta okuyan ve başlangıç seviyesinde olan öğrencilerle birlikte alabilir. Böylece hem kaynakların daha rasyonel kullanılması hem de öğrenciler için tercih haklarının karşılanması imkânı sağlanır.


5. Sanat ve Spor, Görsel Sanatlar, Müzik, Spor ve Beden Eğitimi dersleri öğrencilerin tercihlerine bağlı olarak iki (2) ya da dört (4) ders saati olarak seçilebilir.


6. Beşinci sınıfta Türkçe, Matematik, Fen Bilimleri, Sosyal Bilgiler, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi dersleri (20 ders saati) ile en az 4 ders saatlik seçmeli dersi tamamlamak kaydıyla, imkân ve şartları uygun olan okullarda isteğe bağlı olarak 18 ders saatine kadar yabancı dil dersi öğretimi yapılabilir.

7. İsteyen okullarda 8 ders saatine kadar okul ve çevrenin şartları ile öğrencilerin bireysel özellikleri ve ihtiyaçları dikkate alınarak; sanat etkinlikleri, sportif çalışmalar, sosyal ve kültürel etkinlikler ile her türlü eğitici faaliyetlerin gerçekleştirilmesi okul yönetiminin kararına bağlı olarak uygulanabilir.

7.03.2009

Hekimoğlu Derler Benim Aslıma ÖYKÜ



HEKIMOĞLU DERLER BENIM ASLIMA

Hekimoğlu derler benim aslıma
Aynalı martin yaptırdım da Narinim kendi neslime

Martin denilen eski bir tüfek, yani adalet.
Martin taşırmış o da diğer yiğitler gibi.
Üstelik de martinin aynalısı. Öyle ki kundağına bak
Resmini gör, ayna gibi. Bir kere yaman şeydir martin.

Omuzuna astın mı dehşeti yayılır, bastın mı tetiğine düşmanı
serer. GerÇi Köroğlu "Tüfek icat oldu, mertlik bozuldu" demiş.
Niye? Kim icat etmiş tüfeği? Bolu Beyi.
Yeke yek Köroğlu'nun üstesinden gelemeyince,
Çıkıp da dağlara yaslanamayınca, işi tüfeğe dökmüş.
Uzaktan, pusudan. ışte ne yapabilirse. Hoş Ordu'nun,
Fatsa'nın ağaları da bundan farklı değil.
Salihli'de, BohÇaarmut'ta, Çitlice'de ve öteki köyler de
sarılmıştır silaha. Zulüm iÇin, ha!. Yoksul ağzını aÇmasın,
hakkını istemesin. Ama tüfek icat olsa da, hak haktır.
Hekimoğlu, "Aynalı martin kendi neslime yaptırdım"
der. Nesli topraksız, kendi Çoban, devir de eski.
Hekimoğlu'nu 'hekimoğlu' yapan
ağanın gaddarlığı, kendi yiğitliği.

Hekimoğlu derler benim aslıma
Aynalı martin yaptırdım da Narinim kendi neslime
Hekimoğlu derler ufak bir uşak
Bir omuzdan bir omuza Narinim on arma fişek
Konaklar yaptırdım mermer direkli
Hekimoğlu dediğin de Narinim aslan yürekli
Konaklar yaptırdım döşeyemedim
ünye Fatsa bir oldu da Narinim baş edemedim
ünye Fatsa arası ordu da kuruldu
Hekimoğlu dediğin Narinim o da vuruldu

Kim bu Hekimoğlu? Neden mi ortaya Çıktı? Ağa kalıntılarına
Sorarsanız Hekimoğlu rezilin rüsvanın biridir.
ıffetsizin, kanun kaÇağının biri.

Köylüye sorarsanız iş değişir. Hekimoğlu merttir, yiğittir,
fukaranın malına dokunmaz, kimsenin ırzına el sürmez, hakkı hukuku gözetir.

Fatsa'nın Yassıtaş Köyü'ndendir. Sekiz on yaşlarında iken anası
ölmüş, babası zaten kendi geÇiminden aciz. Böyle olunca, yol ağa kapısına
aÇılır, ağaya boyun eğecek, kulluk edecek. Babasının yürek bağı
incelmiştir ama care ne ola yoksulluk bu. ışte Hekimoğlu, Hekimoğlu
olmadan önce böyle bir Çobandır. Onu "Hekimoğlu" yapan ağanın gaddarlığı
ve bir de kendi yiğitliği olur. Ağa katı yürekli, aksi, o
nu bir saniye bile boş koymaz. Tarlaya git,Çift sür, darı Çapala,
davar güt, ağaÇ kes, atları yemle, yani nerede ne iş varsa koş
hem de karın tokluğuna.

Hekimoğlu' nun iÇinde bir toprak özlemi "Ah be bir iki parÇa tarla
da benim olsa, şöyle ekip dikip yetirsem, evim barkım olsa, Çoluk Çocuğa
karışsam,ambarım dolu olsa" Böyle giderse sonu ayaz, ne evi olur ne karısı,
ne ambarı. Kalkar bir gün "ısteyenin bir yüzü kara, vermeyenin iki
yüzü" deyip toprağa olan hasretini ağaya Çıtlatır. Kıyamet kopar. Halis
Ağa'nın zaten iki yüzü dünden kara, vermez toprağı ve araları daha bir bozulur.
Halis Ağa dayağı Çoğaltır, sesini yükseltir, işleri artırır. Yüreğindeki
toprak özlemi daha da artar. Bir de Narin'in sevdası eklenir buna. Narin de
Narin, güzel,sevimli, alımlı, Çalımlı bir kız ki bir de alÇak gönüllü. Tutar
Hekimoğlu bir daha varır ağasının yanına "Ağam iki parÇa tarla ver bana,
senin tarlan Çok, malın mülkün gani ben dersen tarla takım hak getire". Ağanın
tepesi atar; "sen kim tarla kim? Çoluk Çocuk sana ne gerek, iki Çıplak
bir hamama yakışır" der. Ağzını aÇıp gözünü yumar. Çobanın sevdasına da
kalayı basar. Tekme tokat kovarlar evden.

Hekimoğlu "yeter artık" deyip dağların yolunu tutar. Aynalı
martini omzunam asar, tetiğe basar. Nice zalim haksız varsa köşe bucak kaÇar
Hekimoğlu'ndan. Halis Ağa'nın tepesi atar. Kese kese altınlar kiralık katillerin
Ermine yollanır, öteden beriden adam aranır. Hekimoğlu'nun namı da
dağları tutar. Çitlice'den Belalan'a, Sarıhalli'den Gürgent Yaylası'na kadar
iÇindeki toprak hasreti Narin'in sevdasına karışır yoğrulur ve zalimlere
olan kini bin beter büyür.

Bu sefer işi Aslan Ağa'ya havale ederler. Aslan Ağa derseniz eli
Uzun Zaptiye katında hatırlı, bir dediği iki olmuyor, "Ne yapıp yap
Hekimoğlu'nun işini bitir" derler. "Paraysa para, adamsa adam, malsa mal". Aslan
Ağa'nın güveni ise Zaptiye'de. Kendi önde zaptiyeler arkada düşerler
dağlara, şura senin bura benim deyip gezerler, ama boş. Köylerden adam tutarlar
parayla. Ne zaman ki Hekimoğlu geÇer oradan, haber uÇar zaptiyeye.
Zaptiyeler at kovar, haberin geldiği köye. Bir yandan ünye tarafı tutulur, bir
Yandan Ordu. Bir kış gecesinde sararlar Hekimoğlu'nu. Sararlar ya
Hekimoğlu vuruşa vuruşa yarar Çemberi, ama yine de kurtulamaz. ünye sırtında yeniden
kıstırılır, vuruşur. Aynalı martini bir yana, kendi bir yana düşer
kavga sonunda. Atın terkisine bağlayıp getirirler ölüsünü.

Düşmanları bayram yapar, halk sessiz. içten içe üzülenler göz yaşı
döker. Kimi de bir şeyler mırıldanır, giderek büyür mırıldanmalar ve
sonunda türkü olur, dökülür dudaklardan.

ekmek ve adalet

Şehmuz Karadağ

6.03.2009

Ses Dalgası ve Sesin Özellikleri

SES
Ses kaynakları titreşerek ses meydana getirir. Titreşim, bir cismin ileri geri gidip gelme hareketidir. Ses veren her şey titreşir. Titreşen cisimler ses oluşturur. Ses veren cisimler esnektir. Esnek olan cisimler ses dalgaları meydana getirebilir ve ses dalgalarını iletebilir.
Ses üreten varlıklara ses kaynağı denir.Ses madde değil, enerjidir
SESİN OLUŞMASI VE YAYILMASI
Ses dalgaları titreşim kaynağından enerji taşırlar. Bu enerji, çeşitli ortamlar tarafından iletilir. Bu esnada ortam yer değiştirmez, hareket eden madde değil, hareket enerjisidir.Su yüzeyindeki dalgalar ile havada yayılan ses dalgaları farklıdır. Su dalgalarını gördüğümüz halde, ses dalgalarını göremeyiz. Ses dalgaları havada küresel olarak yayılır. Cisimlerin titreşmesi ile meydana gelen sesin kulağımıza kadar gelebilmesi için ses kaynağı ile kulağımız arasında katı-sıvı-gaz gibi esnek bir ortamın bulunması gerekir.
Yani ses boşlukta yayılmaz. Sesin farklı ortamlarda yayılma hızı da farklıdır.
Sesin yayılma hızı bazı etkenlere bağlı olarak değişir.Bunlar;
1- Sesin yayılma hızı ortamın sıcaklığına bağlıdır.
Sesin 0ºC de havada yayılma hızı 331m/s olduğu halde 20ºC de 344 m/s ‘dir. Sıcaklık artıkça sesin o ortamdaki yayılma hızı da artar.
2- Sesin yayılma hızı ortamın cinsine bağlıdır.
Ses katı maddelerde en hızlı, gaz maddelerde ise en yavaştır.
3-Sesin yayılma hızı ortamın yoğunluğuna bağlıdır.
Ortamın yoğunluğu arttıkça sesin yayılma hızı da artar.
Ses oluştuğu ortamlarda dalgalar halinde yayılır.


Titreşen her madde ses oluşturur.Fakat bu oluşan ses dalgaları aynı değildir. Ses dalgalarının bazı özellikleri vardır.Bunlardan biri genliktir. Bir dalga tepesi ile dalga çukuru arasındaki mesafenin yarısına genlik denir.Bir çukur ve birde tepeden oluşan ( bir dalga boyu) dalgaya da periyot denir.

YANKI: Ses dalgalarının bir engele çarptıktan sonra yansıyıp geri dönmesi olayına yankı denir.
Bir engele ses dalgalarını gönderip engelden yansıyan sesin, tekrar geri dönmesi arasında geçen süreden engelin uzaklığı tespit edilir.
Gemilerde deniz derinliğinin saptanması, balık sürülerinin izlenmesi,batık gemilerin yerinin saptanması için sonar cihazları kullanılır. Sonar cihazları suyun sesi iletmesi sayesinde çalışır.
Yankı olayının gerçekleşmesi için gerekli en küçük uzaklık 20ºC de yaklaşık 17 metredir. Engelle aramızdaki uzaklık 17 metreden küçük ise, yansıyıp geri dönen ses dalgalarını ayırt edemeyiz. 

REZONANS:Bir ses kaynağından yayılan ses dalgaları çevredeki bazı ses kaynaklarını etkileyerek titreştirebilir.
Frekansları aynı olan kaynaklardan biri titreştirildiğinde, diğer ses kaynağının etki ile titreşmesi olayına rezonans denir.

SESİN ÖZELLİKLERİ
Bir sesi, başka bir sesten ayıran özellikler vardır.Sesin özellikleri şunlardır:
1-Sesin şiddeti
2-Sesin yüksekliği
3-Sesin tını

1-SESİN ŞİDDETİ:
Sesin uzaktan veya yakından duyulabilme özelliğidir.Uzaktaki birine sesimizi duyurabilmemiz sesin şiddetine bağlıdır.Ses dalgalarında genlik ne kadar büyük olursa sesin şiddeti de o kadar büyük olur. Ses şiddetine gürlük de denir.
Ses şiddeti birimi desibeldir(dB).Yani sesin bir dalga boyundaki gücüdür.

GÜRÜLTÜ:Düzensiz frekanslı sesler gürültü olarak adlandırılır. Bir sesin gürültü olup olmadığı ses düzeyine bakılarak belirlenir. Ses düzeyi, ses şiddeti ile ilgilidir.
İşitilebilen en hafif şiddetindeki ses 0 (sıfır) desibel olarak kabul edilir. Buna işitme eşiği denir. Normal konuşma sesi 30-60 dB arasındadır. 
Bazı seslerin şiddeti şu şekilde belirtilebilir. 
0db İnsanın duyabildiği en düşük ses şiddeti 
60 dB Normal konuşma veya daktilo sesi 
90 dB Kamyon sesi veya çim biçme makinesi sesi 
100 dB Asfalt delme makinesi
115 dB Konser veya barlarda yüksek sesli müzik 
140 dB Jet uçağı sesi 
Genel olarak 85 dB üzerindeki sesin kulağa zararlı olacağı kabul edilir

2-SESİN YÜKSEKLİĞİ:
İnce sesi kalın sesten ayıran özelliktir.Bir sesin ince veya kalın olması, o ses kaynağının titreşim sayısına bağlıdır.
Bir ses kaynağının bir saniyedeki titreşim sayısına frekans denir.Frekans birimi hertz’dir. Hz ile gösterilir. Ses kaynakları çok hızlı titreşirlerse ince (tiz), az titreşirlerse kalın(pes) ses verir.Yani frekansı büyük olan ses, frekansı küçük olan sesten daha incedir.

Titreşen bir telin frekansı;
1- Telin boyuna (Telin boyu arttıkça frekansı küçülür, ses kalınlaşır)
2- Telin gerginliğine (Telin gerginliği arttıkça frekans büyür, ses inceleşir)
3- Telin kesitine (Tel kalınlaştıkça frekans küçülür, ses kalınlaşır)
4- Telin cinsine bağlıdır.

İnsanların duyabileceği ve üretebileceği seslerin belli frekans değerleri vardır.Normal bir insan kulağı 20Hz ile 20000 Hz arasındaki sesleri duyabilir. Frekansı 20000 Hz’nin üstünde olan sese ultrasyon denir.

3- SESİN TINI:
Her ses kaynağı kendine özgü ses çıkarır.Keman sesini mandolinden, kaval sesini flütten ayıran özelliktir. Aynı yükseklikte ve aynı şiddette başka başka müzik aletlerine ait sesleri kulağımız ayırt edebilir.İşte sesin bu özelliğine sesin tını adı verilir.

SES YALITIMI: Gürültüyü oluşturan ses olduğuna göre sesi geçirmeyen ve daha az geçiren maddelerin kullanılması gürültüyü önler.
Günümüzde ses yalıtımı sağlayan malzemeler üretilmektedir. Lastik, pamuk, yün, keçe ve halı gibi maddeler sesi az iletir, yansıtmaz, söndürür.Tahta, demir, bakır, alüminyum, taş ve beton gibi maddeler ise sesi iyi iletir.
 

SES KAYDI: Ses Kaydeden Araçlar İlk ses kaydı "fonograf" denen bir araçla yapılmıştır. (Thomas Edison tarafından 1877'de icat edilmiştir) Zamanla bu alanda çeşitli araçlar geliştirilmiştir. Gramafon, teyp ve modern stüdyolardaki kayıt araçlarıdır. İlk ses kaydı fonografta sesler, mum silindirlere kayıt yapılıyordu. Dönen taş plaklara kaydedilir. 
Sesin banda kaydedilmesiyle ses kaydı gelişti. Sesli bir filmde ses, filmin kenarına kaydedilir. Müzik kasetleri, sesin kaset içinde banda kaydedilmesiyle istediğimiz zaman,kaset çalarla tekrar sese dönüştürmemizi sağlar.

SES İSKANDİLİ 
Ses iskandili sesi ölçen bir alettir ses yalıtımında ve yankı oluşumunda kullanılan maddelerden oluşur.Ses iskandili sesi ölçtüğü için ses uzmanlıklarında da kullanılır. Sesi algılayarak ölçer.Yankıları algılayabilir.Buda onu daha çok özelleştiren bir özelliğidir. Gece kulüplerinde zabıtalar sesin şiddetini ölçmek için , sinema, tiyatro, konser salonu gibi mekanların ses yalıtımları, akustik düzenleri için kullanılır.Ses yalıtımında ve yankı oluşumunda
kullanılan maddelerden oluşur.

http://www.turkmusikisi.com/makaleler/mak4.htm

3.01.2009

KPSS PÜF NOKTALARI

KPSS için harika bir kaynak . Konu özetleri ve testler . . .
Kpss'ye hazırlananlar mutlaka indirsin derim.

http://www.4shared.com/file/78064333/d8901bdc/Kpss_Puf_Noktalari.html?dirPwdVerified=36d71cad

KPSS GENEL YETENEK-GENEL KÜLTÜR ÇALIŞMA YAPRAKLARI

Çalışma yaprakları ve testler.

BURDAN indirebilirsiniz.

http://www.4shared.com/file/78772138/49c850ee/Kpss_GenelKultur_Calisma_yapraklari.html

KPSS Tarih Calisma Sorulari

Kpss için hazırlanmış  olan kpssdershanesi.blogcu.com adresinde bulduğum tarih çalışma sorularını burda da paylaşmak istedim. 

BURAYA TIKLAYARAK ulaşabilirsiniz. 

http://docs.google.com/View?docid=dgsg4zgf_97fbp5xmcz

Hazırlayanlara teşekkür ederiz. 

KPSS Tarih Konu Özetleri

Kpss'ye hazırlananlar için güzel bir kaynak. Tarih konu özetleri. BURDAN indirebilirsiniz.

http://www.4shared.com/file/78731590/5dc091a4/kpss_tarih_konu_zetleri.html



NOT: Kpss'ye hazırlanan arkadaşlarım için  bulduğum kaynakları blogumda da paylaşayım diyorum :) 

KPSS EĞİTİM BİLİMLERİ KAYNAK indir

KPSS Eğitim Bilimleri için çok güzel bir kaynak. Arkadaşlarımız çok beğendi.
Umarım işinize yarar.

BURDAN indirebilirsiniz.

http://www.4shared.com/file/78060767/2ae1140b/KPSS_SARI_KTAP_agunes_.html?dirPwdVerified=36d71cad

30.12.2008

Sindirim Sistemi Konu Anlatımı 7.SINIF




Sindirim Sistemimizi Oluşturan Yapı ve Organlar



Sindirim Sistemi konusu ile ilgili BULMACA için linke tıklayın

http://www.fenokulu.net/bulmaca/sindirimsistemi/cwf_live.swf

http://senkop.forumcircle.com/viewforum.php?f=20


11.sınıf Felsefe 1. Dönem 2. Yazılı Soruları

1. I. Pozitivizm 

II. Entüisyonizm 

III. Realizm 

IV. Nihilizm 

Yukarıdaki felsefi yaklaşımlardan hangilerinin temel tartışmaları varlık hakkındadır ? 

A) I-II B) II-III C) III-IV D) II-IV E) I-III 

2. Siyaset felsefesinin, konusu itibariyle, aşağıdaki alanlardan hangisiyle daha çok ilişki içinde olması beklenir ? 

A) Psikoloji B) Sosyoloji C) Antropoloji D) Ekoloji E) Fizyoloji 

3. Bazı düşünürlere göre “Siyaset felsefesinin işi, ilk örneğini Aristoteles’de bulduğumuz bir siyaset teorisinin yaptığı gibi, devlet biçimlerini sıralamak, özelliklerini ayırt etmek ve giderek bunlar üzerine yargılar vermek değildir. Siyaset felsefesi, belli devlet biçimleri, belli yönetim tipleri hakkında karşılaştırmacı ve yargı verici bir tutumla iş görmez.” Bu görüş aşağıdaki niteliklerden hangisiyle çelişir ? 

A) Olması gerekeni inceleme B) Evrensel olma C) Varlığı bütünüyle ele alma 

D) Sübjektif olma E) Deneyle ispatlanabilir olma 


SORULARIN DEVAMI İÇİN TIKLAYIN. 

http://senkop.forumcircle.com/viewtopic.php?p=138#138



27.12.2008

Şubat'ta 8 Bin 2009'da 30 Bin Öğretmen Alınacak


ŞUBAT AYINDA 8 BİN, 2009"DA 30 BİN ÖĞRETMEN ATANACAK

Bakan Çelik, Şubat ayında ise 8 bin kadrolu öğretmen ataması yapacaklarını açıkladı. Şu anda sözleşmeli öğretmen olarak 4/B"ye tabi olan öğretmenlerin de bu atamalarda kadroya girmek için aday olabileceklerini bildiren Çelik, sözleşmeli öğretmenlerin bu şekilde beklemelerine de gerek olmayacağını söyledi. Çelik, “Biz sadece Şubat ayında atama yapmayacağız. Ağustos ayında da atama yapacağız. Bütün kamuya bu sene bütçe kanunu kapsamında serbest bırakılan kadro 25 bindir. Biz yine en az yüzde 40-45"ini alacağız. Asgari 10 bin kadro alacağız. 2009 yılı içinde atanan öğretmen sayısında 30 bin rakamını bulacağız, belki de geçeceğiz" dedi.





Sözleşmeli Öğretmenlere Kadro Müjdesi


Hüseyin  Çelik'in açıklamasına göre 4/B'li sözleşmeli öğretmenler kadroya geçirilecek.

"SÖZLEŞMELİ ÖĞRETMENLERİ KADROYA GEÇİRECEĞİZ" 


Bakan Çelik, sözleşmeli öğretmenlere de kadroya geçecekleri müjdesini verdi. Belli bir plan dahilinde sözleşmeli öğretmenlerin kadroya geçirileceğini bildiren Çelik, “Bizde atama bölgeleri var. 
1. Atama Bölgesi"nde 3 yıl aralıksız çalışan ve olumsuz sicil almayan sözleşmeli öğretmenleri bu 3 yılın sonunda herhangi bir değerlendirmeye tabu tutmadan, herhangi bir sınav yapmadan kadroya alacağız. 3. atama bölgesinin geneli Doğu ve Güneydoğu bölgelerini kapsıyor. 2. Atama Bölgesi"nde çalışan sözleşmeli öğretmenlerden 4 yıl aralıksız çalışan kadroya geçecek. 1. Atama Bölgesi"nde zorunlu hizmet bölgesinde olan ve 5 yıl burada çalışanlar kadroya geçecek" dedi.

21.06.2008

2008 6.Sınıf SBS SOruları ve Cevapları

2008 Yılı 6. Sınıf Seviye Belirleme Sınavı A kitapçığı soruları için TIKLAYIN cevap anahtarları BURADA.
B kitapçığı soruları  BURaDA cevapları ise ŞURADA.

26.11.2007

Annem babam cahil Öğretmenim! Ya sen?


Annem babam cahil Öğretmenim! Ya sen?

Sevgili öğretmenim!
Size bir mektup daha yazacağım. Canım sıkıldıkça sizinle dertleşiyorum. Çünkü beni ancak siz anlarsınız diye düşünüyorum.
Beni yanlış anlamayasın diye bir "özür" ile başlamak istiyorum. Sizinle yazışırken "siz" diye başlayıp "siz" diye bitirmek isterim. Ancak araya bu kadar "resmi" bir mesafe koymak istemiyorum. Resmi bir mesafe olursa ben içimdekileri tam yansıtamam. "Siz" değil de "sen" diye cümlelerime devam edeceğim için bana kırılmayın lütfen!

Merhaba Öğretmenim!
Yakında "veli toplantıları" başlayacak. Benim içimi bir korku sardı yine. Ne tuhaf bir korku bu aslında... Düşünsenize, dünyada beni en çok seven insanlar olan annem – babam ve bana en çok emeği geçen insan olan öğretmenim bir araya gelecekler, ama ben korkuyorum . Benim geleceğim için çalışan insanlar bir araya gelecekler. Sevinmem gerekirken korkuyorum.

Korkumun sebebi sen değilsin öğretmenim. Geçen yıl ki sınıf hocamız yüzünden bu korku var içimde. Geçen yıl yapılan toplantıdan sonra evimizde neler olmuştu neler! Sınıf hocamız anneme beni şikayet etmiş. Annem o öfkeyle eve geldi. Babama her şeyi aktardı. Öyle bir fırça yedim ki evde… Bir hafta boyunca ailemle neredeyse hiç konuşmadık.

Sadece ben değil tüm arkadaşlar aileleriyle problem yaşamıştı o toplantıdan sonra. Sınıf arkadaşlarımızdan birisinin babası o kadar sinirlenmişti ki, arkadaşımızı neredeyse evden kovacaktı.
Kusurlarımızı, hatalarımızı, yaramazlıklarımızı anne babalarımıza hiç söylemeyin, her kusurumuzu ört bas edin demiyorum. Ancak anlamakta zorlandığım bazı noktalar var.

Anne babalarımıza bizleri o kadar şikayet eden öğretmenimiz niçin hiç iyi yönlerimizden bahsetmemiş. Bir canavarı tarif eder gibi, "bu çocuk adam olmaz, bu kızda iş yok, ne biçim çocuk yetiştirmişsiniz" gibi cümleleri, bir makineli tüfek gibi velilerimizin üstüne yağdırmış eski sınıf öğretmenimiz. Sanki anne babalarımız "haylaz" olduğumuzu bilmiyor mu? Biliyorlar elbette. Ancak diğer velilerin içinde bu kadar rencide olunca tüm öfkeleriyle bize yükleniyorlar.

Sevgili Öğretmenim.
Bizim anne babalarımız zaten cahil. Bir çoğu köyden şehre çalışmak için gelmiş, bizleri okutmak isteyen iyi niyetli cahil insanlar.
Annem, anneliği, sadece çocuk doğurup karnını doyurmak sanıyor. Babama sorsanız bizim için ceketini satar bizi okutur. Ancak çocuk eğitmenin doğurmak veya doyurmak olmadığını bilmiyorlar.

"Biz cahil kaldık işte! Siz okuyun diye çırpınıyoruz!" derken annemin gözleri dolar. Ancak aynı annem her sabah güne "Seda Sayan" ile başlıyor. Öğleden sonraları saçma sapan kadın programları izliyor. Akşamları da mutfakta ki Televizyon da izlemesi gereken birkaç dizisi vardır mutlaka.

Niçin mutfakta ki Televizyon diye soracak olursanız hemen söyleyeyim. "Ceketimi satar, sizi yine okuturum!" diyen babam, eve gelince hemen TV'nin karşısına oturur. Haberleri defalarca izledikten sonra izleyecek bir dizi mutlaka bulur! Hele birde maç varsa tamamdır. Misafir odasına kimse yaklaşamaz.
Ben annemin babamın ellerinde hiç kitap görmedim. Okuma yazmaları olmasa anlayacağım. Sanki eğitim sadece diploma peşinde koşmakmış gibi anlamışlar.
Bizim için "saçını süpürge" ettiğini söyleyen annem ve "ceketimi satar, sizi yine okuturum!" diyen babamın kendilerini eğitmek için hiç çaba sarf ettiğini görmedim.

Bunları seninle niye paylaştığımı söyleyeyim öğretmenim.
Anne babamı size şikayet etme niyetinde değilim. Ben onları çok seviyorum. Ancak onlara bu gerçekleri ben söylesem "nankör evlat!" olurum. Lütfen bir sonraki veli toplantısında beni ve arkadaşlarımı anne ve babalarımıza şikayet etmeden önce, onlara çocuk eğitimi konusunda biraz bilgi verin.
Karne notlarımızı saklayın, yaramazlıklarımızı gizleyin demiyorum. Notlarımız hakkında da bilgi verin, şikayetlerinizi de dile getirin.
Ancak ailelerimizi bir araya toplamışken onlara eğitim verseniz. Özellikle "Çocuk Eğitimi, Ergenlik döneminde iletişim" gibi konularda her toplantıda biraz bilgi verseniz, hem sizin işinizde kolaylaşmaz mı?

Hababam sınıfındaki o sahneyi bilirsiniz öğretmenim! Hani Mahmut hoca tüm anne babaları sınıfa toplayıp, çocuklarının karnelerini onlara verdiği sahne… Orada Mahmut hoca diyor ki, "Bu karneler sadece çocuklarınızın değil, aynı zamanda sizinde karneleriniz sayılır. Bu notlar sadece çocuklarınızın değil sizinde notlarınız."

Veli toplantılarına katılmayan ailelerden hep şikayet etmekte haklısınız. Ancak bazı arkadaşlarımın aileleri öğretmenlerinin tavırları yüzünden toplantılara katılmadıklarını söylüyorlar.

Sevgili öğretmenim!
Anne babamı sana şikayet ediyorum belki. Yaptıkları hataları cahilliklerinden yaptıklarını da biliyorum. Ancak geçen yıl ki öğretmenimin yaptıklarını düşününce üzülüyorum. Bir öğretmenin bunları bilmesi gerektiğini, ve böyle basit hatalar yapmaması gerektiğini düşünüyorum.

Tekrar ediyorum. Annem babam cahil öğretmenim!
Ya sen?