Pages

güncel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
güncel etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15.08.2012

Müşfik Kenter hayatını kaybetti




Bir süredir akciğer kanseri nedeniyle tedavi gören usta tiyatro sanatçısı Müşfik Kenter yaşama veda etti...

Usta tiyatro oyuncusu Müşfik Kenter bugün saat 16. 30 sularında yaşamını yitirdi. Kenter bir süredir yoğun bakımda tedavi görüyordu.

Kenter, akciğer kanseri ve buna bağlı gelişen akciğer enfeksiyonu nedeniyle tedavi altına alınmıştı.

HAYATI
1932 yılında İstanbul'da dünyaya gelen Müşfik Kenter, 1947'de Ankara Devlet Tiyatrosu Çocuk bölümünde tiyatroya başladı. Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü'nde eğitim gördü; okulu 1955 yılında yüksek derece ile bitirdi ve devlet tiyatrosuna girdi. Sanat yaşamı, devlet tiyatrosunda oynadığı Oğuz Ata oyunu ile başladı.

Kenter, 1959 yılında Devlet Tiyatrosu'ndan ayrıldı ve İstanbul'a giderek kardeşi Yıldız Kenter ile beraber Muhsin Ertuğrul ile çalıştı. Birlikte Küçük Sahne'de oyunlar sergilediler. Şükran Güngör ve Kamuran Yüce ile bu dönemde biraraya geldiler ve dörtlü olarak birlikte uzun yıllar tiyatro yaptılar.


1960-1961 yılları arasında Site Tiyatrosu'nu kurdular. 1962'de adını Kent Oyuncuları olarak değiştirdiler. İki kardeş ve Şükran Güngör, 1968'de İstanbul'da Kenter Tiyatrosu'nun binasının inşaatını tamamladılar.

İngiliz Kültür Heyeti ve Rockefeller'den burslar alarak Amerika ve İngiltere'de tiyatro araştırmaları yapan ve incelemelerde bulunan Kenter, İngiltere, Amerika, Fransa, Almanya, Yugoslavya, Kıbrıs gibi bir çok ülkede oyunlar sergiledi.

Murathan Mungan'ın Orhan Veli şiirlerinden düzenlediği Bir Garip Orhan Veli isimli tiyatro oyunu 25 seneden fazla süre sergilendi.

Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı`ndan emekli olduktan sonra, Haliç Üniversitesi Konservatuvarı Tiyatro Bölümü Başkanlığı'nı ve Bakırköy Belediyesi Şehir Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmenliği görevlerinde bulundu.

Sanatçı, tiyatro oyunculuğunun yanı sıra sinema oyunculuğu da yaptı. Sevmek Zamanı, Üç Arkadaş, Seni Kalbime Gömdüm gibi unutulmaz filmlerde rol aldı.

1966 Antalya Film Festivali'nde, Bozuk Düzen filmiyle 'En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu' ödülünü kazandı.

Yerli, yabancı TV filmlerinde, belgesel ve reklamlarda seslendirme yaptı.

11.08.2012

İSLAMA GÖRE SAĞLIKLI BESLENME - Su İçme Adabı


İSLAMA GÖRE SAĞLIKLI BESLENME
(Dr. M. Ender Saraç-Mehmet Ali Bulut kitaplarından alıntı yapılmıştır )

A-) SU İÇME ADABI “Her şeyi su ile hayatlı kıldım”( Enbiya- 30 )
1-) Su yavaş içilmelidir. ( En az üç yudumda ) Ağızda ısıtılarak ve tükürük ile karıştırdıktan sonra içilmesi iyidir. Çok hararetli durumlarda suyun emilerek içilmesi gerekir. Hz. Peygamber suyu yavaş içerdi.
2-) Su ihtiyacı hissetmeden su içmenin zararları vardır. Ör; Su bağırsaklardan doğrudan kana karışır, su miktarı arttığında kan miktarı da artar ki, bu da kalbin fazla çalışmasına gereksiz yorulmasına sebebiyet verir.
3-) Yemekten hemen önce su içmek zararlıdır; Su yenilecek yemekleri görmeden önce en az 15-20 dakika önce içilmelidir, çünkü yemekler görülünce ilgili enzimleri salgılatıp mideye gönderilir, bu süreçte mideye gelen su tüm enzimleri kullanılmadan bağırsaklara taşınmasına sebebiyet verir, yenilen yemek enzimlerle sindirilemez.
4-) Yemek sırasında su içmek vücuda zararlıdır; Bu esnada su içilir ise tükürük bezleri pityalin üretimini azaltır, bu da başta mide, bağırsak ve karaciğerin işini zorlaştırır. Ayrıca mide hacminin büyümesine de sebep olur. Yemek ile birlikte alınan su, mide tarafından yenilen besinlerin bir parçası olarak görülecek, onu da yenilen yemeğin cinsi enzimlere tabi tutacaktır. Sindirim sistemi gereksiz yere yorulacak, hazım zorlaşacaktır.
Eğer katı gıdalar yeniyorsa (katı gıdanın boğazdan geçmesi için) az miktarda su içilmesi gerekebilir.
5-) Yemekten yedikten sonra 2-2.5 saat geçmeden su içmemelidir; Yemek ortasında su içme ile aynı sakıncaları doğurur. (Suyun yanı sıra çay, kahve, gazoz, meyve suyu, yemiş, çekirdek, diğer içecek ve yiyecekler de yenilip içilmemelidir, mide bu süreçte rahat bırakılmalıdır.)
6-) Tatlılar ve meyve ile birlikte su içmekte zararlıdır; Özellikle kavun yedikten sonra su içmemelidir.
7-) Diri suları içmeli (Ör; Akarsu, kaynak suyu vs.), ölü su içmekten kaçınmalıdır. (Ör; Damacana suyu, depolarda, güneş altında bekletilmiş sular.)
8-) Ayakta, yorgun ve terli iken, banyodan hamamdan çıktıktan hemen sonra, uykudan uyanır uyanmaz su içmemelidir.

İSLAM'A GÖRE YEMEK YEME ADABI-




YEMEK YEME ADABI-

1-) Besinlerin 16-45 arası çiğnenmesi boza kıvamına getirilmesi ondan sonra yutulması gerekir.
( Hz. Peygamberin yemekleri iyi çiğnediği biliniyor )
a-) Çok çiğnemek az yememizi sağlar. Doyma hissi midenin doluluğu ile ilgili değildir. Yiyecek ağızda durma süresi ile ilgilidir.
b-) Az çiğnemek; Karaciğerin ve pankreasın yükünü arttırır, insülin başta olmaz üzere daha fazla enzim harcanmasına sebebiyet verir. Dalak, safra kesesinin işi de zorlaşır.( A ) gurubundaki insanların kırmızı eti sindirecek enzimleri olmadığından özellikle eti iyi çiğnenmelidirler. Ekmek de iyi çiğnemelidirler..
c-) Mide, ağızda iyice parçalanmamış yiyecekleri iyi hazmedemez, çürütür. Çünkü mide öğütme yeri değildir, midenin dişleri yoktur, ayrıca bağırsaklar zorlanır. Yiyecekler iyi çiğnenir ise hazım süresi kısalır..
d-) Yemekleri iyi çiğnemek Karışık yemekten veya kötü bir besinden kaynaklanan zararlar azalır.
f-) Yemekleri iyi çiğneyen insan şişmanlıktan ve hastalıklarından kurtulur. (Özellikle kabızdan )zaman ile doğal ağırlığına kavuşur.

2-) Az yemelidir. (Acıkmadan yememeli, doymadan sofradan kalkmalıdır.)
“…İnsanoğlunun doldurduğu en kötü kap midesidir…” (Hz. Muhammet Sav.)
“…Her hastalığın temelinde tokluk vardır…” (Hz. Muhammet Sav.)
Hz. Peygamber e Mısır meliki Mukavkıs özel doktorunu yollamıştır, bir buçuk yıl sonra doktor hasta olmadığı gerekçesi ile memleketine dönmek istediğinde Hz. Peygamber; “...Biz hasta olmayız çünkü, Asla acıkmadan yemek yemeyiz, sofradan doymadan kalkarız ve senede bir hacamat yaptırırız….” Demiştir. )

3-) Günde iki ana öğün yemelidir.( Öyleden önce 10.00 civarında ve ikindiden sonra 18.00 civarında yemek uygundur.)
Peygamber efendimiz : “...Gündüz beyazlığı ve gece karanlığında ikişer kere yemek israftır...” buyuruyor. Hz. Peygamber günde iki kez yemek yediği biliniyor.
İnsanın günlük yemek ihtiyacı kendi yumruğu kadar olduğu söylenmektedir.

4-) İki öğün arasında 5-6 saat olmalıdır.
Mutlaka bir şey yemek içmek ihtiyacı duyuluyor ise hiç olmaz ise birinci hazım evresinin bitmesini beklemeli (2-2.5) saat bekledikten sonra ve mümkün ise sebze-meyve yenmelidir.
İbn-i Sina ya sormuşlar; “ Hastalık nedir? ” diye, oda; “ Bir öncekini yediğini sindirmeden, ikinci yemeği yemektir” cevabını vermiş.
Eski tabipler ısrarla; “Büyük abdestinizi yapmadan asla bir sonraki öğünü yemeyin” demişlerdir

5-) Yemek yerken takip edilmesi gereken sıra ; Su, Meyve, Sebzeler, Sıvı yiyecekler, Katı yiyecekler şeklinde olmalıdır.

Takip edilmesi gereken sıra ;
a-) Su meyve veya yemekten 15- 20 dakika önce)
b-) Tatlılar ve meyveler ( Yemekten 40-45 dakika önce - 2.5 saat sonra)
c-) Salatalar . (Su dan 20 dakika sonra, Sebze ve tatlılardan 45 dakika sonra)
d-) Sıvı yiyecekler ( Ör; Çorbalar )
e-) Katı yiyecekler yenmelidir.

Katı yiyecekler yenildikten 2- 2.5 Saat geçmeden bir şey içmemek ve yememek gerekir. (Yemeğin hemen üstüne meyve yemişseniz; meyve midede bir tür mayalanmaya yol açar ve alkole dönüşür )
(Vakıa 20-25) ayetinde cennet halkına önce meyve, sonra et verildiği belirtilmektedir.
“Meyveler yemek öncesi ve soğuk olmamak şartı ile yenmelidir. Yemek sonrası yenir ise etilalkol ortaya çıkar ki, bu da bir çeşit çürümeye yol açar. ( Dr. Ender Saraç)

6-) Karışık yemek yememeli, mümkün ise bir öğünde bir çeşit yemek yemelidir.

Peygamber Efendimizin; Süt ürünleri ile birlikte – Et, balık, yumurta, ekşi yemediği haber verilir.
İbn-i Sina; Et ile ekmeği birlikte yemenin hastalanmak için tek başına yeterli sebep olduğunu ikazında bulunur.
İbn-i Sina; sabah ekmek yiyen kişinin ancak akşam et yemesinin uygun olacağını söyler. ( Arada yaklaşık 10-12 saat )
İbn-i Sina; Et ürünleri ile süt ürünleri arasında en az ( 8 Saat ) zaman aralığı konulması gerektiğini vurgular.)

a-) Et ürünlerinin (Balık, Tavuk, Kırmızı et vs.) – Süt ürünleri ile ve karbonhidratlar ile birlikte yenmesi zararlıdır;

aa-) Etin- Ekmek ile yenmesi zararlıdır.(Ekmek arası balık- döner vs.)
bb-) Etin karbonhidratlar ile birlikte yenmesi zararlıdır. Çünkü vücut önce karbonhidratları glikoza çevirir, hayvansal ürünlerdeki yağları ise vücutta depolar ( Dr. Ender Saraç) Ör; Pilav üstü döner, patatesli et yemekleri, makarna vs. ile birlikte yenmesi
cc-) Etin- Süt ürünleri ile yenmesi zararlıdır. (Ör; et yanında cacık, ayran vs, İskender, kaşarlı köfte, çizburger. )
dd-) Etin- Sık sık yenmesi zararlıdır.
ee-) Farklı hayvanların etlerinin veya (aynı cins dahi olsa) iki veya daha fazla hayvanın etinin karıştırılması zararlıdır. (Ör; Kırmızı et ve tavuk etinin aynı öğünde yenmesi, karışık ızgara, adana, karışık et ile hazırlanmış kıymadan yapılan köfte-kıymalı yemeklerin, salam, sosis, sucuk yemesi zararlıdır.)
Dr. Ender Saraç; Aynı öğünde, hatta aynı gün içinde karışık et tüketen kişilerde alerjik yakınmalar sindirim sistemi rahatsızlıkları gözlemlerdim demektedir.
ff-) Karışık yağların yenmesi, özellikle katı yağların sıvı yağlar ile birlikte yenmesi, koyun-Tavuk-İnek yağların karıştırılması zararlıdır. Cenab-ı Hak hiçbir eti kendi yağından başka bir yağ ile özümseyecek şekilde yaratmamıştır.
gg-) Karışık hayvanlardan yapılmış süt ve süt ürünleri; Aynı cins dahi olsa 2 ve daha fazla hayvanını karıştırılmış sütü ve bunlardan yapılmış ürünleri zararlıdır.

b-) Ekmek – Sebze birlikte yenebilir

Gerçek tereyağı, zeytinyağı yahut iç yağı ile yapılmış sebze yemeklerinin yanında ekmek tüketilebilir ve bunlarla tüketildiği takdirde hiçbir guruba zarar vermez.

d-) Yoğur ve süt ürünlerinin demir kaynağı olan ( ıspanak gibi) yiyeceklerle birlikte yenmesinin zararları vardır;
Ispanak gibi yiyeceklerin yanında yoğurt, ayran yenmesi de kanın demir emilimini engellediği için uzun vadede kansızlık problemi meydana getirebilir.

e-) Meyvelerde mümkün ise diğer meyveler ile karıştırılarak yenmemelidir. Su ile birlikte yenmemelidir. Ancak meyveler illa karışık yenecek ise birbirine zıt meyveler birlikte yenmemelidir Örneğin;

aa-) Vişne, kiraz ile – Karpuz veya Şeftali birlikte yenmemelidir,
bb-) Kanı yoğunlaştıran meyveleri (Nar gibi) kanı sulandıran meyvelerle (Karpuz gibi) birlikte yemek sakıncalıdır.
cc-) Yine Yeşil elma - kırmızı elma birlikte yenmemelidir.


7-) Diğer yanlış beslenme alışkanlıkları

“...Her şey den önce, insan ne yediğine baksın ! ” (Abese-24)

a-) Saat 21.00 dan sonra bir şey yememeliyiz. Güneş saatine göre 21.00 dan sonra vücut sindirim için gerekli enzimlerin salgılanmasını durdurduğu için, bu saatten sonra yenilen yemekler midede işlem görmek için sabahın erken saatlerini bekler. Gece yememin zararları sayılamayacak kadar fazladır. Bu yüzden akşam yemeğini mümkün ise 18.00-19.00 civarında yemek yerinde olur.
Dr. Ender Saraç ise; “20.00- 21.000 salgılar azaldığından, yenilen yemekler metobolize olmadan depolanır. Bu yüzden akşam yemeklerinde yağlı yiyecekler, hayvansal proteinler tüketmemeli, özellikle yoğurt, peynir, mayonez gibi ağır mayalı gıdalardan uzak durmalıdır.” demektedir.

b-) Sinirliyken yemek yemekten kaçınmalı, yemeği mutlu ve sakin bir ortamda yenmelidir. Zayıflamak isteyen kişiler yemeklerini sakin bir ortamda yavaş, çok çiğneyerek yemelidir. Stres ağız yolu ile tatmin ihtiyacını ön plana çıkartır. Metabolizma stres sonucu düşen kan şekerini yemek yiyerek yükseltmek ister. Yemek esnasında hafif müzik dinlemek sindirime yardımcıdır.
Yine ayakta, televizyon seyrederken yememelidir. Gazete okurken, hesap yaparken veya iş toplantısı esnasında yemek de doğru değildir.
Yemekten sonra 10- 15 dakika dinlenmelidir, yemeklerin midemize oturmasına müsaade etmeli, efor gerektiren hareketlerden kaçınmalıdır.
Her gün tercihen aynı saatlerde yemek yemelidir.
Doğru nefes almakta tüm diyetlerde çok önemlidir. Pek çok kişi acele ile derin ve doyurucu nefes alamaz, solunumları yüzeysel kalır.
Sıvılar özellikle su sıcak yaz günleri haricinde ılık veya sıcak alınmalıdır. Su soğuyunca kinetik enerjisi azalır büyük bir hacme kavuşur. Sıcak su; molekülleri ise küçüktür hücre içindeki deliklerden girerek, hücreyi yıkayıcı, toksinleri açığa çıkartıcı, yağ dokuların harekete geçirici bit etkiye sahip olur. Sıcak su içine 7-8 damla limon, 1-2 karanfil, az nane, çok az bal konularak zayıflama konusunda etkin bir yardımcı elde edilebilir.
Sıcak sıvıları plastik ve sentetik kaplarda içmek iyi değildir. Yine 1-2 hafta plastik şişede beklemiş su sakıncalıdır. Son gelişmeler suyu çeşme sularından içilebilir kılmıştır, ancak bu filtre sisteminin suyun asit baz derecesini, iyon, elektrolit, mineral içeriklerini değiştirip değiştirmediği iyi araştırılmalıdır. ( Dr. Ender Saraç)

c-) Çiğ yahut az pişmiş yiyecek tüketme oranımızı yükseltmeliyiz Bir günde tüketilen gıdanın ancak % 40 ı (Ekmek dahil) pişmiş olmalıdır, % 60 ise mutlaka çiğ yiyeceklerden oluşmalıdır.

d-) Genetiği değiştirilmiş gıdalardan ( GDO ) çekinmek gerekir.
Nisa suresi 118- 119 ayetler de şeytan Allaha ant içerek “Onlara emredeceğim Allahın yarattığını değiştirecekler” der.

e-) Dört beyazda kaçınmalıyız ( 0 ) ve ( B ) gurupları için – UN, ( A) ve ( AB ) gurupları için - YAĞLAR sıkıntıdır. Ancak bütün guruplar için bela olan madde – ŞEKERDİR (özellikle rafine beyaz şeker). Tuz olarak, kaya tuzu tercih edilmeli az tüketilmelidir. Beyaz undan yapılmış ekmekten özellikle çekinmek gerekir, bunun yerine tam buğday ekmeği ve çavdar vs. dönüşümlü olarak yenmelidir.
f-) Rafine gıdaların ( beyaz şeker, beyaz un, tuz vs.)alınmasından sonra nişastanın şekere dönüşmesi ile kan şekeri aniden yükselir bu yemekten sonra kişide ağırlık hissi oluşturur, daha sonra pankreas insülin pompalar, kana hızla pompalanan insülin bu sefer kan şekerinin düşmesine yol açar, kişi acıkır. Bu olay yağlanmayı tetikler. Katı yağlar tüketilmemeli, zeytinyağı tercih edilmelidir, tükettiğimiz süt, yoğurt, yumurta, et vs. zaten yağ içerir ( Dr. M. Ender Saraç )

g-) Yumurtanın en ideal tüketim zamanı 1-3 gündür. Uygun şartlarda korunmuş ise 8- 10 gün e çıkabilir. Yumurta tuzlu suya koyulursa; taze yumurta tuzlu suyun dibinde kalır, bayat yumurta tuzlu suda dik durur veya üste çıkar.

ğ-) Beş (5) dakikadan fazla kaynatılmış yumurta bünye için zararlıdır. ( Kayısı kıvamında yenmesi daha uygundur.) Yazları hariç haftada 1-2 yumurta yemek sağlık açısından tavsiye edilir. ( Dr. M. Ender Saraç )

h-) Et kesildikten sonra en fazla üç gün içinde tüketilmesi iyidir. Yararlı olan budur. Hz. Peygamber başlangıçta kurban etinin 3 gün içinde tüketilmesini istemiş daha sonra bu yasağı kaldırmıştır.

ı-) İnsan yaşadığı coğrafyada üretilmiş olan sebze, meyvelerle ve et, süt ürünleri ile beslenmelidir. Her hayvan türünün, hatta her bir hayvanın ayrı bir mizacı vardır, hayvandan elde edilen süt ancak aynı mizaçtaki insanlara yarar. Ancak günümüzde daha verimli süt elde etmek için çeşitli hayvan ırklarını karıştırılmaktadır, tüm Dünyada tek ırka doğru bir yöneliş var.

j- ) Meyveyi mutlaka aç karna ve yemekten bağımsız yemelidir. Ağır yemeklerin üzerine birde meyve yemek bir şişe şarap içmek gibi işlev görür.
Meyve yemekten 2-2.5 saat sonra, 45 dakika önce yenebilir.

k-) Sodayı su gibi fazla içmek, gazozlar (özelikle kolalar), glikoz ve her tür yapay tatlandırıcılar ile yapılmış ürünler, Jelatin, hazır yiyecekler ve içecekler özellikle fastfood türü yiyecekler, boyanmış beyaz sirke ve limon asidi ile karıştırılmış siyah zeytin, mide ve bağırsaklarda gaz oluşturacak her tür yiyecek ( bunu deneme yanılma ile anlamalı) dan kaçınmalıdır

l-) Toprak altında yetişen kök sebzeler örneğin patatesi fazla tüketmek ve özellikle kızartmak fazla vücuda fazla toksin alınmasına sebep olur. Hiç güneş görmeden toprak altında yetişen bu tip sebzelerin sindirimi de zordur.( Dr. M. Ender Saraç )

m-) Yiyecekler sadece bir kez dondurulup çözüldükten sonra yenmelidir. Mikro dalga fırınlar önerilmez, konserve gıdalar önerilmez. İçinde koruyucu madde olarak soydum benzoat içeren raf ömrü uzun gıdaların tüketilmesi tavsiye edilmez. ( Dr. M. Ender Saraç )

n-) Türkiye coğrafyası dikkate alındığında özellikle kırmızı et ağırlıklı beslenen güney ve güneydoğu illerinde ortalama yaşam süresi düşüktür. Kalp damar hastalıkları yaygındır. Halbuki bol zeytinyağı, çeperli gıda ve meyve sebzeler ile beslenen ege halkının yaşam süresi uzun, kalp hastalıkları azdır.

9.12.2009

Hangisine İnanalım???


  • Damlaya damlaya göl olur
  • Taşıma suyla değirmen dönmez
  • Bir elin nesi var iki elin sesi var
  • Nerde çokluk orda çulluk
  • Fazla mal göz çıkarmaz
  • Azıcık aşım ağrısız başım
  • Kervan yolda düzelir
  • balık baştan kokar
  • Söz gümüşse sükut altındır
  • Sükut ikrardan gelir
  • Eğri otur doğru söyle 
  • Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar
  • Düşenin dostu olmaz
  • Dost kara günde belli olur
  • Erken kalkan yol alır
  • Acele işe şeytan karışır.
  • Akıl akıldan üstündür
  • Aklın yolu birdir.
  • Tatlı dil yılanı deliğnden çıkarır
  • lafla peynir gemisi yürümez
  • İyilik yap denize at
  • Merhametten maraz doğar.
  • Yüzü güzel olanın Huyu da güzel olur.
  • Yüzü güzel olanı değil huyu güzel olanı sev
  • Zorla güzellik olmaz
  • Zora dağlar dayanır.
  • Öfke baldan tatlıdır
  • Öfke ile kalkan zararla oturur.
  • Fazla mal göz çıkarmaz
  • Azı karar çoğu zarar.
  • İnsan kıymetini insan bilir
  • İnsanoğlu çiğ süt emmiş.
  • Olmaz olmaz deme, olmaz olmaz 
  • İş olacağına varır.
  • Eski dost düşman olmaz
  • Güvenme dostuna saman doldurur postuna ....

15.03.2009

Sevcan TAHTACI - Gitar Resitali - 2009


Tarih: 23.03.2009; Saat: 16.00; Yer: Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi (Sosyal Bilimler Enstitüsü – Oditoryum Salonu) Fındıklı

PROGRAM
J. S. BACH................................Suite IV
-Prelud
-Loure
-Gigue
E. SAINZ DE LA MAZA................................-Campanas Del Alba
F. MORENO TORROBA................................-Sonatina
H. VILLA-LOBOS................................-Choros No:I
V. LINDSEY-CLARK................................-Song of the last Souls
N. KOSHKIN ................................-Usher Vals
......

İzmir doğumlu gitarist, Müziğe 12 yaşında mandolin ve org çalarak başladı. 2000 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nın sınavlarını kazanarak gitar çalışmalarına Öğr.Gör. Kadircan Özdemir ile başladı.

Bugüne kadar birçok gitar sanatçısının masterclass’larına aktif katılarak çalışma olanağı buldu. ( Andrew YORK, Dale KAVANAGH, Emanuele SEGRE, Thomas KARSTENS, Jose VITORES, Massimo Delle CESE, Martin Maria KRUGER, Johannes MÖLLER, Mattew MCLALISTER,Cem KÜÇÜMEN, Kağan KORAD ve Kürşad TERCİ )

Solo konserlerinin yanı sıra oda müziği kapsamında Duo ve Trio olarak konserler verip, Ege Gitar Üçlüsü’nün bir üyesi olarak 3.-4. Uluslararası Ordu Gitar Festivali, 7. ODTÜ Uluslararası Klasik Gitar Festivaline çağırılarak birçok konser verdi; 9.ODTÜ Uluslararası Klasik Gitar Festivali ve İnönü Üniversitesi 1. Uluslararası Gitar Günlerinde ustalık derslerine aktif olarak katıldı.
2008 yılının Haziran ayında Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Gitar sanat dalı, Öğr.Gör.Kadircan Özdemir’in öğrencisi olarak mezun oldu.


Klasik gitar çalışmalarının dışında Flamenko Gitar çalışmalarını Doç.Dr. M. Safa YEPREM ile sürdürmekte olan sanatçı, şu anda Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuvarında Yüksek Lisans öğrenimini Yrd. Doç. Soner EGESEL ile sürdürmektedir.

1.07.2008

İnsan açken daha mı verimli olur ?




Yakında sınavlarda yüzlerce öğrncinin midesi guruldadığında,profesörler kendi kendilerine "Bu Çocukların yemek alacak parası yok mu ? " diye düşünebilir. Ama bu açlıktan zil çalan midelerin sorumlusu öğrenim harçları değil,ABD'deki Yale Üniversitesi tıp fakültesinde yapılan araştırmanın sonucu olabilir. Buna göre açlıkbilgilerin daha hızlı işlenmesini ve daha iyi korunmasını sağlıyor.Guruldayan mide grelin hormonu üretir.Aslında bu hormon iştah açar.Ancak grelinin aynı zamanda beynin öğrenme ve anımsama için belirleyici olan bölümündeki nöronları da uyardığı keşfedildi.Araştırmayı yöneten Tamas Horvath bunu akla yatkı buluyor:"Kişi açsa , bütün sistemi besin bulmaya odaklanmak zorundadır."Sonuçların insanlara aktarabileceğine inanıyor. Sınavlara boş mideyle girmek en iyisi.Kısacası "aç ayı oynamaz" özdeyişi yalnızca belirli koşullar altında doğru.
(GEO dergisinden bir küçük (ç)alınıtıdır. )

Evet dediğim gibi bu haberi bir derginin haziran sayısında okudum. İlginç geldi sizinle de paylaşmak istedim. Bu haberi ve buna benzer haberleri belki birlikte yorumlamaya anlama(ma)ya çalışırız.:)

Bu haberden benim anladımğım kıssadan hisse ey vatandaşlar küresel ısınma nedeniyle topraklar çoraklaşacak. Ürün azalacak. Su azalacak ( Ki bunların hepsi doğru iyi bir mesaj var bu haberde ) Az yiyin . Gerekirse aç kalın. Beyniniz daha iyi çalışır. Aç ayı oynamaz lafına aman ha sakın kanmayın. Asıl tok olan ayı oynamaz,hantallaşır.

Bu yazı bana OKS den önce bütün gazete ,dergi ve haberlerde çıkan bir haberi hatırlattı.tarih neydi acaba? (ooooo daha dün ne yediğini hatırlamayan bir kişi olarak neyi hatırlama çalışıyorum.)Evet nerde kalmıştık tarihi boşverin. OKS den önce dedim o yeter yetmez diyorsanız bir zahmet araştırın. Dergi gazete karıştırmanıza gerek yok net bir yerde tembelliktir. işe yarayan tembellik olmasını tercih ederiz . Neyse fazla uzattım meşhur arama motoru google da İşte beyni geliştirmenin 7 formülü yazınca ekranınız bu haberle ilgili sayfalarla dolar taşar.
Evet şimdi geldik asıl benim aklıma takılan konuya. OKS'den hemen öce patatesin beyni geliştiriyor denmesindeki neden ( ki o tarihte patates fiyatlarında büyük bir artış vardı) ne ? yoksa bildiğimiz patates ( genelde tek tip ürün yetiştirilen ülkelerde olan patates neymiş de haberimiz mi yok ? )


YORUMLARINIZI BEKLİYORUM.

12.06.2008

'Klasik müziğin herkese faydası var'




Doğan HIZLAN
dhizlan@hurriyet.com.tr

'Klasik müziğin herkese faydası var'

OKURLARIM bilir, ben izin yapmam, ama bu yılki Uluslararası İstanbul Müzik Festivali'nin programını görünce, okulu kırdığım günleri anımsayıp, acaba gazeteyi kırsam mı diye düşünmedim değil.

Festivalin 2008 sloganı, "Müziğin herkese faydası var."

Ben faydasını çok gördüm, bu sözün doğruluğuna iman ediyorum, size de tavsiye ediyorum.

Ben 36 yıllık festivalin, sadık bir dinleyicisiyim. Benim yaz tatilim, oradaki konserlerde geçer.

Bu yıl festivalin çok beğendiğim bir girişiminden söz edeceğim: "Konsere Doğru Söyleşileri."

İyi bir orkestra şefini, solisti, icracıyı dinlediniz, ona sorular yöneltmek istiyorsunuz, öğrenmek istedikleriniz var. Yazar değil ki kitabını okuyasınız. Yapılacak tek şey, onunla konuşmak, söyleşisini dinlemek.

20.00'de başlayan konserlerden önce 19.00-19.30 arasında Aya İrini Müzesi İç Avlu'da bu söyleşileri dinleyebileceksiniz, bunlara katılabileceksiniz.

Söyleşi yapacak sanatçılardan birkaçının adını vereyim:

Gabriela Montero, Özgür Aydın ve Muhittin Dürrüoğlu, Hasan Uçarsu ve Şirin Pancaroğlu, Aydın Büke.

Konsere hazırlıklı ve donanımlı girince insanın daha çok sevdiğini, zevk aldığını söylemeye gerek var mı?

MUTLAKA DİNLEMEK İSTEDİKLERİM

Claudius Traunfellner hem Gabriela Montero'ya, hem Türk çellist Benyamin Sönmez'e eşlik edecek. Montero değişik, sıradışı bir icracı.

Dünyaca tanınmış Türk solistlerine rastlamak beni mutlu ediyor: Hüseyin Sermet, Muhiddin Dürrüoğlu, Özgür Aydın, Emre Elivar gibi.

Grammy Ödüllü, Gidon Kremer ve Kremerata Baltica'yı programıma aldım. İstanbullu dileyicilerin yabancısı olmayan bir solist.

Saim Akçıl yönetimindeki Tekfen Filarmoni Orkestrası eşliğinde harpist Şirin Pancaroğlu, Hasan Uçarsu'nun Çeng ve Arp İçin Konçertosu'nu çalacak. İyi besteci Uçarsu'nun eserinin dünya prömiyeri.

Oda müziğini sevenler için Razumovsky Ensemble iyi bir seçim.

Flütçü Emmnanuel Pahud, klavsenci Trevor Pinnock, çellist Jing Zhao. Tam bir yıldızlar topluluğu.

Piyanist Helene Grimaud, piyano müziğini sevenler için bir şölen.

Kontrtenor Andreas Scholl'un Aşk Düellosu gecesi tek kelimeyle bir ses gösterisi.

Mezzosoprano Angelika Kirchsclager, festivali güçlendiren adlardan biri.

Bu yılın onur ödüllerini Jordi Savall ile Gürel Aykal alacak. Savall, ödülü almak için özel olarak İstanbul'a geliyor.

* * *

ESTETİK bir tatil önerisinde bulunuyorum size.

10.06.2008

Cengiz Aytmatov yaşamını yitirdi


Dünyaca ünlü Kırgız Yazar Cengiz Aytmatov, böbrek yetmezliği sonucu tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi.
Kırgızistan Devlet Başkanlığı Basın Sözcüsü Dosalı Esenaliyev, yaptığı açıklamada, Almanya’nın Nünberg kentinde tedavi gören Cengiz Aytmatov’un yaşamını yitirdiğini bildirdi. Esenaliyev, yazarın ölümü ile ilgili olarak Devlet Başkanı Kurmanbek Bakiyev’in bilgilendirildiğini söyledi.
Solunum cihazına bağlı olarak yoğun bakımda tutulan yazarın sağlık durumunun kritik durumuna geldiği ifade edilmişti.
Aytmatov, bir Rus televizyon kanalının belgesel çekimleri için gittiği Tataristan’ın başkenti Kazan’da 16 Mayıs’ta ani böbrek rahatsızlığı geçirmesi üzerine hastaneye kaldırılmıştı.
79 yaşındaki yazar, 18 Mayıs’ta ambulans uçakla Almanya’ya nakledilmişti.
Yazar Aytmatov, Kırgızistan’daki Talas eyaletinin Şeker köyünde 12 Aralık 1928 yılında dünyaya gelmişti. Kırgızistan’da 2008 yılı, Cengiz Aytmatov yılı ilan edilmişti.
Kişisel Yaşamı
12 Aralık 1928 tarihinde Kuzeybatı Kırgızistan'daki Talas eyaletinin Şeker köyünde doğdu. Adı, Cengiz Han'dan esinlenerek konulmuştur.
Gençliği sıkıntılı bir döneme denk gelmişti. O dönemde zaten yeni yerleşmeye başlayan siyasal sistem, bir de savaşla mücadele etmek zorundaydı. Çok genç yaşta çalışmaya başladı; çünkü İkinci Dünya Savaşı'nın SSCB üzerindeki etkileri gençleri de etkiliyordu, yetişkinler savaşta olduklarından, gençlere büyük iş düşüyordu. On dört yaşında köyündeki sekreterliğe girdi. Burada tarım makinelerinin sayımı, vergi tahsildarlığı gibi işlerde çalıştı.
Köyünden, Kazakistan'a giderek Cambul Veterinerlik Teknik Okulu'nda okudu. Daha sonra şimdiki Kırgızistan'ın başkenti olan Bişkek'e giderek burada Frunze (şimdiki adıyla Bişkek) Tarım Enstitüsü'nde öğrenimine devam etti. Ardından Maksim Gorki Edebiyat Enstitüsü'ne geçti ve 1956 ile 1958 yılları arasında Moskova'da okudu.
Yazmaya bu yıllarda Pravda gazetesinde başladı. Ardından, yazdığı eserleriyle üne kavuştu ve 1957 yılında Sovyet Yazarlar Birliği'ne üye kabul edildi. 1963'te Lenin Ödülü'nü aldı. Yapıtları yüz ellinin üstünde dile çevrildi. Sovyetler Birliği'nin dağılması ve Kırgızistan'ın bağımsızlığına kavuşmasından sonra ülkesini Lüksemburg'da büyükelçi olarak temsil etti.

10 Haziran 2008 tarihinde Almanya'da vefat etti.
Siyasal Yaşamı
Cengiz Aytmatov; edebi çalışmalarına ek olarak, Avrupa Birliği, NATO, UNESCO ve Benelüks ülkelerinin Kırgız delegeliğini üstlenmiştir. Ayrıca eski Kırgızistan Dışişleri Bakanı Askar Aytmatov'un babasıdır.


Yapıtlarından Bazıları
Zorlu Geçit (1956)
Yüzyüze (Лицом к лицу, 1957)
Cemile (Kırgız Türkçesi Жамийла, Rusça Джамиля, 1958)
İlk Öğretmenim (Первый учитель, 1962)
Dağlar ve Steplerden Masallar (Повести гор и степей, 1963)
Elveda, Gülsarı! (Прощай, Гульсары, 1966)
Beyaz Gemi (Kırgız Türkçesi, Ак кеме : Ak Keme) (RusçaБелый пароход, 1970)
Selvi Boylum Al Yazmalım (1970)
Fuji-Yama (Восхождение на Фудзияму, Fuji Dağının Tepesi 1973)
Gün Olur Asra Bedel ,(Kırgız Türkçesi Кылым карытар бир күн),(Rusça И дольше века длится день, 1980),
Darağacı - Disi kurdun Rüyalari (Плаха, 1988)
Toprak Ana
Cengiz Han'a Küsen bulut
Çocukluğum
Kırmızı Elma
Dağlar Devrildiğinde-Ebedi Nişanlı (Son romanı - 2007)
Gün Olur Asra Bedel
Dişi Kurdun Rüyaları
http://tr.wikipedia.org/wiki/Cengiz_Aytmatov

6.06.2008

İKİ AMERİKA’NIN RİTMİ


Bulgar Kilisesi

12 Haziran Perşembe

18.30
Poetica Musica

Eleanor Valkenburg soprano

Barry Crawford flüt

Oren Fader gitar
A. Copland
Long Ago
Little Horses
I Bought Me A Cat
Simple Gifts
K. Hoover
Cocopelli
G. Gershwin
Şarkılardan Seçmeler
R. Beaser
Barbara Allen
The House Carpenter
He's Gone Away
Hush You ByeCindy
A. Lauro
Venezuela Valsleri
H. Villa-Lobos
Bachianas Brasileiras, No. 5
A. Piazzolla
Histoire del Tango
Bordel 1900
Café 1930
Nightclub 1960
Concert d'aujourd'hui
Tanglewood, Ravinia ve Edinburgh gibi günümüzün en önemli müzik festivallerinde, Avrupa'dan Ortadoğu'ya dünyanın farklı köşelerinde konserler veren Poetica Musica, 22 yıldır ABD'nin vazgeçilmez müzik elçilerinden biri. Gitar, flüt ve sopranodan oluşan üçlü, Copland'dan Piazzolla'ya uzanan etkileyici bir programla müzikseverleri Kuzey ve Güney Amerika'da sihirli bir yolculuğa çıkarmaya hazırlanıyor.
Biletler: 50 YTL / Öğrenci: 15 YTL

26.05.2008

28 yıllık Mars seyahatleri

 "Anka Kuşu" Phoenix uzay aracının bu sabaha karşı tüm zorluklarına karşın başarıyla indiği Mars gezegenine 1960'tan bu yana Amerikalı, Rus, Japon ve Avrupalılar 38 uzay aracı gönderdi, ancak bunların yarısından azı başarılı oldu. Bunlardan Phoenix dahil ve hepsi Amerikan sadece 4 uzay aracı kazasız belasız Kızıl Gezegen'e inebilirken, 1971'de bir Rus aracı Mars'a konmayı becerdi, ancak Dünya ile sadece 20 saniye iletişim kurabildi. Japonların tek denemesi başarısızlıkla sonuçlanırken, Avrupalılar Mars Express adlı aracı yörüngeye yerleştirebildi, ama Beagle 2 adlı aracı Mars yüzeyine indiremedi. 28 yıllık Mars seyahatleri:

 
* 10 Ekim 1960: Sovyetler Birliği'nin fırlattığı ilk araç dünya yörüngesine ulaşamadan parçalandı.
* 5 Kasım 1964: Mars'a gönderilen ilk Amerikan uzay aracı Mariner 3 başarısız oldu.
* 28 Kasım 1964: 2. Amerikan girişimi bu kez başarılı oldu. Mariner 4, Mars yörüngesine ve Dünya dışında bir başka gezegenin yörüngesine yerleşen ilk uzay aracı oldu, 21 fotoğraf geçti.
* 30 Kasım 1964: Sovyet aracı Zond 2, Mars'a yaklaştı ancak veri gönderemedi.
* 24 Şubat 1969: Amerikan Mariner 6, Mars yörüngesine yerleşmeyi başardı ve 75 foto gönderdi.
* 27 Mart 1969: Amerikalılar, yörüngeye oturan ve 126 foto geçen Mariner 7 ile yeni bir başarı yakaladı.
* 28 Mayıs 1971: Sovyetlerin Mars 3 aracı Kızıl Gezegen'e kondu, ancak 20 saniye çalıştı ve birkaç fotoğraf gönderebildi.
* 30 Mayıs 1971: Amerikan Mariner 9 Mars yörüngesine oturan ilk gerçek uydu oldu ve Kızıl Gezegen'n 7 bin 329 fotoğrafla ayrıntılı haritasını çıkardı.
* 20 Ağustos 1975: Amerikan Viking 1, 20 Temmuz 1976'da Mars toprağına başarıyla ulaşan ve bir başka gezegene inmeyi başaran ilk uzay aracı oldu.
* 9 Eylül 1975: İkiz araç Viking 2 Mars'ta yaşam izlerini araştırmak üzere fırlatıldı. Hala çalışır vaziyette olan Viking 1 ve 2 toplam 50 binden fazla foto geçti.
* 25 Eylül 1992: Nasa, Mars Observer'ı gönderdi ancak radyo irtibatı koptu.
* 7 Kasım 1996: Amerikalılar Mars Observer'ın yerine Mars Global Surveyor'ı fırlattı. Uzay sondası, 240 bin foto, 206 milyon spektrometrik ölçüm ve 671 milyon altimertik veri geçti.
* 16 Kasım 1996: Rus Mars 96'nın fırlatılışı başarısız oldu.
* 4 Aralık 1996: Amerikan Mars Pathfinder, 2.3 milyar veri geçen ve Mars'ın nemli, sıcak bir geçmişi olduğunu tespit eden bir robot kondurmayı başardı.
* 4 Temmuz 1998: Japon Nozomi uzay aracı Mars yörüngesine ulaşamadı.
* 11 Aralık 1998: Amerikan Mars Climate Orbiter, Mark atmosferine girişinde parçalandı.
* 3 Ocak 1999: Amerikan Mars Polar Lander başarısız oldu.
* 7 Nisan 2001: Kızıl Gezegen'in jeolojisi ve iklimi üzerinde deneyler yapan, su ve yaşam belirtileri arayan Amerikan Mars Odyssey fırlatıldı.
* 10 Haziran 2003: Nasa'nın jeolog robotu Spirit ve 7 Temmuz'da ikizi Opportunity, 3 aylık bir görev için fırlatıldı. Çok yararlı çalışmalar yapan her iki robot hala faal.
* 14 Ocak 2004: Amerikan Başkanı Bush, 2020'ye doğru Ay'da kalıcı bir üs kurduktan sonra Mars'a insan gönderme hedefini açıkladı.

* 25 Mayıs 2008: Amerikan Phoenix uzay aracı, Mars'ın arktik bölgesinde donmuş halde bulunan suyu ve varsa yaşam izlerini araştırmak üzere iniş yaptı.

Mars'ın gençliği dünyaya çok benziyor.

http://www.cnnturk.com/BILIM_TEKNOLOJI/BILIM/haber_detay.asp?PID=15&HID=1&haberID=463285

13.05.2008

Kanaltürk Sevenlerde Hüzün

HaberTürkü de paraya mı kaptırdık?Bugün Gazetesi'nin de sahibi olan Koza Davetiye, Kanaltürk televizyonunu satın aldı.Habertürk Tv ve Habertürk Grubu Satıldı
Geçtiğimiz aylarda hayatını kaybeden deneyimli gazeteci Ufuk Güldemir'in kurduğu ve marka haline getirdiği Habertürk Grubu satıldı. İşte yeni patron...

Medyada önemli bir gelişme yaşandı. Habertürk tv, Yaban tv, haberturk internet sitesi ve radyoları, kanalı Turgay Ciner ve kurmayları tarafından satın alındı. Kanal 1'i TMSF'den geri alan Ciner grubu, Habertürk'ü de bünyesine kattıktan sonra yeni yıla güçlü bir şekilde girmeyi hedefliyor. Şimdi herkes Ciner Medya Grubu'ndan gelecek bir açıklamayı bekliyor.

Bu konuyla ilgili haberlere örnek verelim biri burda 

Tuncay Özkan'ın Kanaltürk'ü satması www.bizkackisiyiz.com etrafında hareket edenlerde büyük hüzün yarattı. İşte yağmur gibi yağan o mesajlar.Tuncay Özkan'ın Kanaltürk'ü Koza Grubu'na satmasının ardından Bizkaçkişiyiz.com'a üye olanlar ve Kanaltürk izleyicileri büyük bir hayal kırıklığı içinde. 

"Ulusalcı" görüşleri savunanların biraraya geldiği 'bizkaçkişiyiz.com' a gelen yorumlar Tuncay Özkan'a ağır eleştiriler getirirken, sitede sert açıklamalar yeraldı. Üye olmak için aidat ödenmesi gereken 'bizkaçkişiyiz.com'da hayal kırıklığının yanısıra isyan da yaşanıyor. 

Sitenin ana sayfasında şu duyuru yeralıyor: 
"Kanaltürk Koza Grubu'na satılmıştır. Yeni kanal yoldadır. Durmak yok, duran düşer, yarını kurtarmak için yobazlarla mücadaleye devam. 
BKK ve Tuncay Özkan hiç durmadan yobazların üzerine gidecek. Yeni bir dünya yeni kanal açacağız orada yerimizi alacağız" 
Ancak bu açıklama Tuncay Özkan ile birlikte hareket edenleri yatıştırmadı.Bu yazının devamı
BURDA.

Türk Dil Kurumu'ndan yeni kelimeler

Yabancı kelimelere Türkçe karşılıklar bulan Türk Dil Kurumu (TDK), fotokopi sözcüğü yerine 'tıpkıçekim' playback yerine ise 'söylemseme' kelimesini seçti.

Türk Dil Kurumu'nun yabancı sözcüklere bulduğu diğer bazı karşılıklar ise şöyle:

Bungee-jumping: zıpzıp atlama,
chat: yarenlik,
çip: yonga,
dart: oklama tahtası,
dekolte: açık giysi,
kemoterapi: kimyasal tedavi,
küpür: kesik,
masaj: ovma-gevşetme,
sauna: buharlı hamam,
self servis: seç al,
vantilatör: yelveren,
zaping yapmak: geçgeçlemek,
reating: takdir,
remiks: bindirim,
pedal: ayakça,
playback yapmak: söylemseme yapmak,
nostaljik: özlemli
basketbol = sepet topu
voleybol = uçan top
avans = öndelik
banknot = kağıt para
asparagas = uydurma
aspiratör = emmeç
fabrika = üretimevi
zapping = geçgeç
etik = töre bilimi
atölye = işlik
türbülans = burgaç
badminton = tüytop
baypas = köprüleme
finans = akçalanmış
first lady = başbayan
CD = yoğun disk
terörist = yıldırıcı
idealist = ülkücü

22.04.2008

Nice Yaşlara Güzel ve yaşlı Dünya





Bildirgec sayesinde hatırladım   Dünya Gününü_(Dünya Günü 22 Nisan tarihi, ABD’li Senatör Gaylord Nelson’un girişimleri ile 1970 yılından bu yana dünyanın sembolik doğum günü olarak kabul ediliyor_). Discovery Channel'in  dünya günü için hazırladığı videoyu da orda izledim. Sizinle paylaşamadan edemedim. Paylaşımın biraz daha geniş olması için google da ufak bir arama yaptım. 1970 den beri dünya günü olarak kutlanan 22 Nisan'la ilgili 2-3 konu bulabilildim. Onlar dan biri 2007 yılında , biri 2005 yılı ve diğeri ise 2004 yılına ait. Bu günü sembolik olarak da kutlasak yaşadığımız ve her gün sonunu yaklaştırdığımız YAŞLI DÜNYAMIZ için (aslına kendi yaşamımız için olduğunu hepiniz biliyorsunuz) birşey diyecem yanlış olacak çünkü çok şey yapmalıyız.

SU:

Tatlı su, yeryüzünde yaşamın sürekliliği için en temel gereksinimdir. Yeryüzünün yüzde 70'i suyla kaplı olmasına karşın, bunun yüzde 97'si deniz suyudur. Yüzde 2'si kutuplarda buzul halindedir. Sonuç olarak, tüm dünyada içilebilir su miktarı varolan kaynakların yalnızca yüzde 1'idir.  Bu nedenle suyu daha bilinçli kullanmalıyız.

•Evde kullanılan temizlik malzemeleri, atık sularla birlikte nehirlere karışır. İçinde fosfat bulunmayan ve suda ayrışabilen temizlik ürünlerini kullanın. 
•Dişlerinizi fırçalarken, bulaşık yıkarken ya da traş olurken açık bırakılan musluk, dakikada yaklaşık 15-20 litre suyun boşa akmasına sebep olur.
•Tek bir kişi yılda ortalama 49 bin 140 litre suyu tuvaletlerde tüketir. Sifonun bir kez çekilmesi ile 10 lt su harcanır. Yeni teknolojiler sayesinde standart modellere göre yüzde 60 daha az su tüketen klozetler bulunmaktadır.
•Sifon çekildiğinde suyu renklendirsin ve temizlesin diye tuvalete asılan maddeleri kullanmayın. Bunlar kanalizasyona karışarak kirliliğe sebep olur.
•Çamaşır suyu, atık maddelerin ayrılıp çözülmesini sağlayan yararlı bakterileri öldürür. Çamaşır suyunu olabildiğince az kullanın.
•Bozuk musluklardan ve tuvaletlerden sızan su, evinizdeki toplam su tüketiminin yüzde 5'i kadardır. Akan tesisatınızı onarın.
•Kapı önü, balkon, teras gibi yerlerin temizliğinde hortumla su tutmak yerine süpürge kullanın.
•Bahçenizi sulamak için, buharlaşmanın az olduğu sabah ya da akşamüstü saatlerini tercih edin.
•Arabanızı yıkarken kova ve sünger kullanın. Hortumla yıkama, yaklaşık 550 litre su kullanımı demektir.
•Musluklara ve duş başlıklarına takılan ve su akışını azaltırken basıncı artıran yeni sistemleri edinin.
•Suyu kireç ve bakterilerden arındıran filtreler kullanın.
 

TEMİZLİK

•Evde kullanılan temizlik malzemeleri, atık sularla birlikte nehirlere karışır. İçinde fosfat bulunmayan ve suda ayrışabilen temizlik ürünlerini kullanın. 
•Dişlerinizi fırçalarken, bulaşık yıkarken ya da traş olurken açık bırakılan musluk, dakikada yaklaşık 15-20 litre suyun boşa akmasına sebep olur.
•Tek bir kişi yılda ortalama 49 bin 140 litre suyu tuvaletlerde tüketir. Sifonun bir kez çekilmesi ile 10 lt su harcanır. Yeni teknolojiler sayesinde standart modellere göre yüzde 60 daha az su tüketen klozetler bulunmaktadır.
•Sifon çekildiğinde suyu renklendirsin ve temizlesin diye tuvalete asılan maddeleri kullanmayın. Bunlar kanalizasyona karışarak kirliliğe sebep olur.
•Çamaşır suyu, atık maddelerin ayrılıp çözülmesini sağlayan yararlı bakterileri öldürür. Çamaşır suyunu olabildiğince az kullanın.
•Bozuk musluklardan ve tuvaletlerden sızan su, evinizdeki toplam su tüketiminin yüzde 5'i kadardır. Akan tesisatınızı onarın.
•Kapı önü, balkon, teras gibi yerlerin temizliğinde hortumla su tutmak yerine süpürge kullanın.
•Bahçenizi sulamak için, buharlaşmanın az olduğu sabah ya da akşamüstü saatlerini tercih edin.
•Arabanızı yıkarken kova ve sünger kullanın. Hortumla yıkama, yaklaşık 550 litre su kullanımı demektir.
•Musluklara ve duş başlıklarına takılan ve su akışını azaltırken basıncı artıran yeni sistemleri edinin.
•Suyu kireç ve bakterilerden arındıran filtreler kullanın.

ENERJİ:
Her tür enerji, elde edilmesinden son kullanıcıya ulaştırılmasına kadar geçtiği tüm aşamalarda havaya, suya, yaşayan canlılara ya da yok edilmesi sorun olan atıklarıyla çevreye zarar verir.

Hidrolik enerji, nehirlere barajlar kurulmasına, barajlar da nehir kıyısında yaşayan insan topluluklarının başka yerlere göç etmesine ve nehir ekosisteminin çökmesine sebep olur. Rüzgar ve güneş enerjisi santralleri habitatların etkilenmesi ve doğal peyzaj bütünlüğünün bozulması anlamına gelir.

•Gerekmediği zamanlarda bir saniyeliğine bile olsa ışığı kapatın.
•Her ortam için doğru tip ve büyüklükte ışıklandırma kullanın.
•Floresan ampulleri tercih edin.
•Mikrodalga fırınlar donmuş yiyeceklerin çözülmesi için kullanıldığında fazla enerji harcar. Ancak yiyeceklerin ısıtılması, az miktarda yemek yapılması, su kaynatılması gibi amaçlarla kullanıldığında ekonomiktir.
•Suyu ocak yerine elektrikli ısıtıcıda ısıtarak hem daha hızlı sonuç alırsınız, hem de daha az enerji harcarsınız.
•Güneşi bol yerlerde yaşıyorsanız, sıcak su gereksiniminizi güneş enerjisiyle sağlayın.
•Klimaların filtresini en az ayda bir kez değiştirin.
•Evinizi ısı kaybına karşı yalıtın.
•Eşyalarınızı radyatörleri kapatacak şekilde yerleştirmeyin.
•Eğer çok ihtiyaç varsa, klima yerine vantilatör kullanmayı tercih edin.
•Klima kullanıyorsanız, doğrudan güneş ışığı almayan yerlere yerleştirin.
•Mutlaka kurşunsuz benzin kullanın. Yüksek performans sağlayan benzin türlerini yeğleyin.
•Otomobil alırken, öncelikle gereksiniminize göre büyüklüğünü belirleyin. Daha sonra da kendi sınıfında yakıt tüketimi en az olan modelleri seçin. Hem siz tasarruf edersiniz, hem de doğaya yararlı olursunuz.
•Evinizde kullandığınız yakıtların düşük kükürt içermesine özen gösterin. 
•Günümüzde çalıştırılmadan önce otomobillerin motorlarının ısıtılmasına gerek yoktur.
•Otomobillerde aşırı yük taşımak benzin tüketimini artırır. Taşıma kapasitesini aşmayın.

Bu önlemleri CNN TÜRK sitesinden aldım. Lnki de verecem ama linke tıklayıp okumayı unutacaklar olabilir düşüncesiyle kendimce önemlileri buraya da yazdım. DEVAMINI BURDAN OKUYABİLİRSİNİZ.