16.05.2010
4/4 lük ölçü
14. yüzyıldan itibaren bir eserin notasyonunun başına, o eserin ölçü organizasyonunu belirtmek için bazı sembol ya da sayılar konmuştur. Günümüzde bu ölçü işaretleri, genellikle üst üste yazılan iki sayıdan oluşmaktadır ve portede tonal donanım işaretinden sonra konulmaktadır. Üstteki sayı bir ölçüde kaç adet vuruşun olduğunu, alttaki sayı ise vuruşlardaki nota değerlerini gösterir.
Dört dörtlük ölçü işareti "4/4". " C " diye de gösterilebilir. Bir ölçüde dört adet dörtlük nota değerinde nota ya da sus olduğunu gösterir.
6.03.2009
Ses Dalgası ve Sesin Özellikleri
Ses kaynakları titreşerek ses meydana getirir. Titreşim, bir cismin ileri geri gidip gelme hareketidir. Ses veren her şey titreşir. Titreşen cisimler ses oluşturur. Ses veren cisimler esnektir. Esnek olan cisimler ses dalgaları meydana getirebilir ve ses dalgalarını iletebilir.
Ses üreten varlıklara ses kaynağı denir.Ses madde değil, enerjidir
SESİN OLUŞMASI VE YAYILMASI
Ses dalgaları titreşim kaynağından enerji taşırlar. Bu enerji, çeşitli ortamlar tarafından iletilir. Bu esnada ortam yer değiştirmez, hareket eden madde değil, hareket enerjisidir.Su yüzeyindeki dalgalar ile havada yayılan ses dalgaları farklıdır. Su dalgalarını gördüğümüz halde, ses dalgalarını göremeyiz. Ses dalgaları havada küresel olarak yayılır. Cisimlerin titreşmesi ile meydana gelen sesin kulağımıza kadar gelebilmesi için ses kaynağı ile kulağımız arasında katı-sıvı-gaz gibi esnek bir ortamın bulunması gerekir.
Yani ses boşlukta yayılmaz. Sesin farklı ortamlarda yayılma hızı da farklıdır.
Sesin yayılma hızı bazı etkenlere bağlı olarak değişir.Bunlar;
1- Sesin yayılma hızı ortamın sıcaklığına bağlıdır.
Sesin 0ºC de havada yayılma hızı 331m/s olduğu halde 20ºC de 344 m/s ‘dir. Sıcaklık artıkça sesin o ortamdaki yayılma hızı da artar.
2- Sesin yayılma hızı ortamın cinsine bağlıdır.
Ses katı maddelerde en hızlı, gaz maddelerde ise en yavaştır.
3-Sesin yayılma hızı ortamın yoğunluğuna bağlıdır.
Ortamın yoğunluğu arttıkça sesin yayılma hızı da artar.
Ses oluştuğu ortamlarda dalgalar halinde yayılır.
Titreşen her madde ses oluşturur.Fakat bu oluşan ses dalgaları aynı değildir. Ses dalgalarının bazı özellikleri vardır.Bunlardan biri genliktir. Bir dalga tepesi ile dalga çukuru arasındaki mesafenin yarısına genlik denir.Bir çukur ve birde tepeden oluşan ( bir dalga boyu) dalgaya da periyot denir.
YANKI: Ses dalgalarının bir engele çarptıktan sonra yansıyıp geri dönmesi olayına yankı denir.
Bir engele ses dalgalarını gönderip engelden yansıyan sesin, tekrar geri dönmesi arasında geçen süreden engelin uzaklığı tespit edilir.
Gemilerde deniz derinliğinin saptanması, balık sürülerinin izlenmesi,batık gemilerin yerinin saptanması için sonar cihazları kullanılır. Sonar cihazları suyun sesi iletmesi sayesinde çalışır.
Yankı olayının gerçekleşmesi için gerekli en küçük uzaklık 20ºC de yaklaşık 17 metredir. Engelle aramızdaki uzaklık 17 metreden küçük ise, yansıyıp geri dönen ses dalgalarını ayırt edemeyiz.
REZONANS:Bir ses kaynağından yayılan ses dalgaları çevredeki bazı ses kaynaklarını etkileyerek titreştirebilir.
Frekansları aynı olan kaynaklardan biri titreştirildiğinde, diğer ses kaynağının etki ile titreşmesi olayına rezonans denir.
SESİN ÖZELLİKLERİ
Bir sesi, başka bir sesten ayıran özellikler vardır.Sesin özellikleri şunlardır:
1-Sesin şiddeti
2-Sesin yüksekliği
3-Sesin tını
1-SESİN ŞİDDETİ:
Sesin uzaktan veya yakından duyulabilme özelliğidir.Uzaktaki birine sesimizi duyurabilmemiz sesin şiddetine bağlıdır.Ses dalgalarında genlik ne kadar büyük olursa sesin şiddeti de o kadar büyük olur. Ses şiddetine gürlük de denir.
Ses şiddeti birimi desibeldir(dB).Yani sesin bir dalga boyundaki gücüdür.
GÜRÜLTÜ:Düzensiz frekanslı sesler gürültü olarak adlandırılır. Bir sesin gürültü olup olmadığı ses düzeyine bakılarak belirlenir. Ses düzeyi, ses şiddeti ile ilgilidir.
İşitilebilen en hafif şiddetindeki ses 0 (sıfır) desibel olarak kabul edilir. Buna işitme eşiği denir. Normal konuşma sesi 30-60 dB arasındadır.
Bazı seslerin şiddeti şu şekilde belirtilebilir.
0db İnsanın duyabildiği en düşük ses şiddeti
60 dB Normal konuşma veya daktilo sesi
90 dB Kamyon sesi veya çim biçme makinesi sesi
100 dB Asfalt delme makinesi
115 dB Konser veya barlarda yüksek sesli müzik
140 dB Jet uçağı sesi
Genel olarak 85 dB üzerindeki sesin kulağa zararlı olacağı kabul edilir
2-SESİN YÜKSEKLİĞİ:
İnce sesi kalın sesten ayıran özelliktir.Bir sesin ince veya kalın olması, o ses kaynağının titreşim sayısına bağlıdır.
Bir ses kaynağının bir saniyedeki titreşim sayısına frekans denir.Frekans birimi hertz’dir. Hz ile gösterilir. Ses kaynakları çok hızlı titreşirlerse ince (tiz), az titreşirlerse kalın(pes) ses verir.Yani frekansı büyük olan ses, frekansı küçük olan sesten daha incedir.
Titreşen bir telin frekansı;
1- Telin boyuna (Telin boyu arttıkça frekansı küçülür, ses kalınlaşır)
2- Telin gerginliğine (Telin gerginliği arttıkça frekans büyür, ses inceleşir)
3- Telin kesitine (Tel kalınlaştıkça frekans küçülür, ses kalınlaşır)
4- Telin cinsine bağlıdır.
İnsanların duyabileceği ve üretebileceği seslerin belli frekans değerleri vardır.Normal bir insan kulağı 20Hz ile 20000 Hz arasındaki sesleri duyabilir. Frekansı 20000 Hz’nin üstünde olan sese ultrasyon denir.
3- SESİN TINI:
Her ses kaynağı kendine özgü ses çıkarır.Keman sesini mandolinden, kaval sesini flütten ayıran özelliktir. Aynı yükseklikte ve aynı şiddette başka başka müzik aletlerine ait sesleri kulağımız ayırt edebilir.İşte sesin bu özelliğine sesin tını adı verilir.
SES YALITIMI: Gürültüyü oluşturan ses olduğuna göre sesi geçirmeyen ve daha az geçiren maddelerin kullanılması gürültüyü önler.
Günümüzde ses yalıtımı sağlayan malzemeler üretilmektedir. Lastik, pamuk, yün, keçe ve halı gibi maddeler sesi az iletir, yansıtmaz, söndürür.Tahta, demir, bakır, alüminyum, taş ve beton gibi maddeler ise sesi iyi iletir.
SES KAYDI: Ses Kaydeden Araçlar İlk ses kaydı "fonograf" denen bir araçla yapılmıştır. (Thomas Edison tarafından 1877'de icat edilmiştir) Zamanla bu alanda çeşitli araçlar geliştirilmiştir. Gramafon, teyp ve modern stüdyolardaki kayıt araçlarıdır. İlk ses kaydı fonografta sesler, mum silindirlere kayıt yapılıyordu. Dönen taş plaklara kaydedilir.
Sesin banda kaydedilmesiyle ses kaydı gelişti. Sesli bir filmde ses, filmin kenarına kaydedilir. Müzik kasetleri, sesin kaset içinde banda kaydedilmesiyle istediğimiz zaman,kaset çalarla tekrar sese dönüştürmemizi sağlar.
SES İSKANDİLİ
Ses iskandili sesi ölçen bir alettir ses yalıtımında ve yankı oluşumunda kullanılan maddelerden oluşur.Ses iskandili sesi ölçtüğü için ses uzmanlıklarında da kullanılır. Sesi algılayarak ölçer.Yankıları algılayabilir.Buda onu daha çok özelleştiren bir özelliğidir. Gece kulüplerinde zabıtalar sesin şiddetini ölçmek için , sinema, tiyatro, konser salonu gibi mekanların ses yalıtımları, akustik düzenleri için kullanılır.Ses yalıtımında ve yankı oluşumunda
kullanılan maddelerden oluşur.
27.12.2008
NOTA (MÜZİK)
Nota, müziği okuyup yazıya almaya yarayan şekillerdir. Yazı harflerinin adları bulunuşu gibi, bu şekillerinde adları vardır.
Notalara ait yedi isim şunlardır:
1-do (ilim dilinde bazen “ut”),
2-re,
3-mi,
4-fa,
5-sol,
6-la,
7-si.
Almanya ve İngiltere’de, Ortaçağ tarzından solfejde kısmen hatıra olarak notalar doğrudan doğruya alfabe harflerinden yedisinin adlarıyla okunmaya devam ediliyor:
1-C (do),
2-D (re),
3-E (mi),
4-F (fa),
5-G (sol),
6-A (la),
7-B (si). Bu, İngilizcedeki sistemdir.
8-H (si), Bu, Almancadaki sistemdir.
Nota (veya not) kelimesi, bir şeyi sonradan hatıra getirtecek surette bir yere not etmeyi ifade eden sözdür. Müzik notası da, bir sesi temsil etmek üzere nota dizeği üstündeki yerine konulan bir işaret, bir kayıttır.
Karakterci nota: Bir özelliği belirten nottur. Dizideki yedi notanın vasıfları olan tonik, toniküstü, mediant (ortanca), alt-dominant, dominant (hâkim), dominantüstü, sensible (duygun) nota, terimleri hep karakterci notalardır. Çünkü, dizide her birinin farklı birer rolü vardır ve karakterlerini işte bu roller sağlar.
Bir dizinin ilk üçlü ve ilk altılı aralıkları o dizi modunun karakterci notalarıdır. Majör ve minör dizilerin mod notaları adını alırlar.
Zarif notalar: Melodide bazı süs ve işleme notalarına böyle denir. Melodik süslemeler dediklerimiz bunlardır (Bak: Süslemeler). “Bezen notaları”da denilebilir.
Küme notalar: Nota kümecikleri. Ölçünün bir zamanını veya zamanın bir bölümünü vücuda getiren tertipli kümeciklere nizam dışı katılan notalara (bir yüklenti ihdas ettikleri için) böyle denir. Yük notalarının vücuda getirdiği böyle nizam dışı gruplar, birleştikleri notaların sayısını karşılayan rakamlarla gösterilirler.
.svg.png)
DO MAJÖR TABLOSU
kaynak:Vikipedi.
DAHA FAZLA NOTA BİLGİSİ İÇİN TIKLAYIN.
22.01.2008
Kastrato nedir?
18. yüzyıla kadar sahneye kadın çıkması, koro içine bile kadın sesi alınması yasaktır. Kadın rolleri için, sesi çatlamadan hadım edilmiş -hayaları burulmuş- erkeklerin sesinden yararlanılır.
Çocuk soprano ya da kastrato olarak bilinen bu sesler oğlan çocuğu sesinin saflığını ve güzelliğini korurlar. Göğüs kafesi ve ciğerler geliştiği için sonuçta çok güçlü bir ses elde edilir. Ses rengi kadın sopranoya ya da kontralto ya benzese de daha güçlü, daha duygusal, şehvetli bir tona ve incelikli, parlak bir tekniğe sahiptir.
Bu uygulama ilk kez 1565'de Roma'da Sistine kilisesinin korosu için yapılır, 1574'den sonra Münih'te olağanlaşır. 16. yüzyıl kalyasında her operanın bir yıldız kastrato sanatçısı vardır. Kastrato tüm opera çevrelerinde aranan sanatçıdır.
Pek çok opera bestecisi gibi Mozart'ın da özel bir kastrato için yazdığı roller vardır. Son derece popüler olan kastrato'lar (çoğulu: kastrati) çok yüksek maaş alırlar. 19. yüzyılda bu gelenek yokolmaya yüztutar. Yine de Meyerbeer ve Rossini'nin kimi operalarında birkaç kastrati rolü vardır.
Tarih boyu en ünlü kastratolar, Senesino (1680-1750), Farinelli (1705-83), Caffarelli (1710-83) ve Velluti (1780-1861) dir. Son kastrato Moreschi 1922 yılında ölmeden önce birkaç plak yapar. Böylece bizlere bu geleneğin ses örneği kalmış olur.
17 ve 18 nci yüzyılda Kilise korosunda sesleri beğenilen ve müziğe yetenekleri olan erkek çocukları ergenlik döneminde hormonların gelişimiyle tiz ve çocuksu olan seslerinin kaybolmaması için kendilerinin ve ailelerinin rızaları alınarak kilise tarafından Castrasyon olarak tabir edilen kısırlaştırma işleminden geçirilirlerdi.
Her çocukta aynı sonucu vermeyen ve başarı oranı % 1 ile sınırlı olan bu işlem sonrasında Castrat edilenlerden mükemmel bir sese sahip olanlar çok nadirdi. Bu çocukların büyüdüklerinde normal bir yetişkin erkekten farkları çocuk sahibi olamamalarıydı fakat bir kadın şarkıcının (Soprano) tiz seslerini verebilecek ses genişliklerine sahiptiler ve kilise tarafından kutsal sayılırlardı.
İtalya’nın Fransız Anayasasına geçmesi ile birlikte hadım suç olarak sayıldığından bir daha bu işlem yapılmadı ve bu sese sahip Şarkıcılar zamanla yok oldu.
Günümüzde adı hala geçen Farinelli (Carlo Broschi) dönemin en iyi Castratolarından birisiydi. Günümüzde Castratoların Repertuvarını seslendirebilecek ses sanatçıları çok nadir olarak ortaya çıkmakta ve bu kişilere Natural Castrato (Doğal Castrato) denilmektedir.
Barok müziğinin tekrar yükselişe geçtiği günümüzde Alto, Mezzo (Kadın sesleri) ses aralığına sahip Contratenorlara ve Soprano (Kadın sesleri) ses aralığına sahip Sopranistlere (Erkek Soprano) olan ilgi her geçen gün artmaktadır.
Wikipedia’dan:
Sopranist: Bu terim genellikle bir erkek şarkıcı(Çocuk, Castrato veya Falsettist) için kullanılır. Şarkı söyleyen kişinin rahat olduğu ses aralığı Bir Kadın Sopranoya eşdeğer bir register da iken bu kişilerin sesleri Kadın Alto veya Counter-Alto ya benzer.
Bir Sopranist aslında falsetto sesini kullanma yeteneğine sahip iyi bir bir falsettisttir. Falsetto göğüs ve kafa sesleri arasındaki alanı kapsar.
Sopranistlerin seslerinin özel karakterleri göğüs sesinden (Fazlasıyla doğal ve güçlü) falsettoya (Kadın kafa sesine eşdeğer) geçişe imkan tanımasıdır.
Çok güçlü olmayan fısıldar gibi söyleyen erkek sesleri (orta kadın sesleri ile kıyaslanamazlar) ile falsetto karıştırılmamalıdır. Falsettoya benzemezler. Falsetto güçlü ve yoğun olabilir.
Tüm Sopranistlerin Falsetto haricinde kendi sesleri vardır. Sopranist seslerin tümü bir diğerinden tamamıyla farklıdır. Ses şarkıcının kişiliğini yansıtır. Farklı ses renkleri, tonlar ve her bir biçim için farklı ses genişliği özellikleri bizlerin dinlerken hissetmemizi sağlayan başlıca sebeplerdir.
Çocuklar arasında da Sopranist şarkı söyleyen bulabileceğiniz gibi diğer ses türlerinde Koleratür Soprano (Yüksek Do üstüne çıkabilenler) ve mezzo-sopranonun (kaliteli pes ve tiz notları verebilenler) bazı tınılar bu sese benzerlik gösterir. Günümüzde Lauren Hunt, Anne-Sophie Von Otter, ve Cécilia Bartoli gibi bazı mezzo-sopranolar Ricardo Broschi, Nicola Porpora ve ya G.F. Haendel gibi Kompozitörler tarafından yazılmış Castrato repertuvarlarını seslendirmeyi tercih etmişlerdir.
Bu ses perdelerine çıkabilmek için gergin ve diğer insanlara göre daha uzun ses tellerine sahip olmak gereklidir.Sesin kalitesi gerçekte harmoniklere bağlı olarak değişiklik gösterir. (9 dan az pes, 14 üstü tiz)
Sopranist Castrato repertuvarını seslendirebilecek mucizevi sese sahip olan kişidir. Fakat Castrato vocal teknikleri taklit edilemeyebilir. Castratolar gerçek Kadın ses aralıklarını kullanan ses sanatçılarıydı.
Alıntı: wikipedia
http://www.timurokutman.com/
Castrato,Celestial Yoo
Castrato,Celestial Yoo - Quoniam tu solus by Mozart
Uploaded by celestialyoo
Castrato,Celestial Yoo - Ombra mai fu by Handel
Castrato,Celestial Yoo - Ombra mai fu by Handel
Uploaded by celestialyoo
Castrato,Celestial Yoo - Lascia chi'io pianga by Handel
Castrato,Celestial Yoo - Lascia chi'io pianga by Handel
Uploaded by celestialyoo
4.11.2007
Bloflüt nota gösterim cetveli



Sevgili bisgen ellerine sağlık. öğrencilerim için burda kullandım hazırladığın cetveli ama kızmazsın dimi arkadaşım :)www.bisgen.blogspot.com
Blokflüt

Blokflüt özellikle eğitim amaçlı olarak yaygın şekilde kullanılan ağaç üflemeli bir çalgı. Yan flütten ayırt etmek için düz flüt de denir.
Blokflüt genellikle plastik veya ağaçtan, bazen de fildişinden yapılır.Yedisi üstte,biri altta olmak üzere sekiz deliği vardır. Ses alanı yaklaşık iki oktavdır,ancak usta bir çalıcı kromatik olarak iki oktav ve bir beşliye çıkabilir.Başlıca çeşitleri, sopranino,soprano, alto, tenor ve bas blokflüttür. Bunlardan soprano do blokflüt okullarda müzik eğitiminde kullanılmaktadır.
Ortaçağ’ın başlarından beri Avrupa’da sevilen bir çalgı olan blokflütün günümüzdekilere benzeyen örnekleri 15. yüzyılın başlarında ortaya çıktı. 16. ve 17. yüzyıllarda iyice yaygınlık kazanan çalgının ses genişliği üzerinde yapılan değişikliklerle iki oktava ulaştı ve iki yüzyıl boyunca Rönesans ve Barok müziğinde önemli yer tuttu. Bach, Vivaldi, Händel, Corelli, Monteverdi, Sammartini, Gluck gibi besteciler blokflüt için eserler yazdılar. 1750 lerden sonra blokflüt eski önemini yitirerek yerini Klasik ve Romantik dönemlerin ihtiyaçlarına cevap verebilen,ifade gücü daha yüksek ve kapsamlı bir çalgı olan yan flüte bıraktı. 20. yüzyıl başlarında blokflüt yapımcısı ve virtüözü bir İngiliz olan Arnold Dolmetsch enstrümanı yeniden canlandırdı. Günümüzde, öğrenmesinin kolay olması, küçük çocukların da çalabilmesi, pahalı olmaması, kolayca taşınabilmesi, özellikle plastik blokflütlerin fazla bakım gerektirmemesi, solo ve topluluk müzikleri için uygun olması, geniş bir repertuvarının olması gibi nedenlerle okullarda eğitim amaçlı olarak kullanılmaktadır. Ayrıca herkesin zevkle çalabileceği bir enstrümandır.
(kaynak Vikipedi, özgür ansiklopedi)
Türkçe’de blokflütle ilgili başlıca yayınlar
Saadettin Ünal, Blokfülüt Çalıyorum 1-2
Selçuk Yıldırım-Besim Akkuş, Halk Ezgileriyle Blokfülüt Metodu 1-2
Şükran-İbrahim Sarıçiftçi, Çok Sesli Ezgilerle Uygulanmış Blok Flüt Metodu
Ömer Faruk Yurtoğlu, Blokflütüm ve Ben
Salih Aydoğan-A. Aydın İlik, Blokflüt ile Müzik Eğitimi
Temel Hakkı Karahasan, Blokflüt Metodu






